Gelibolu Belediye Başkanı Dr. Ali Kamil Soyuak, İlhan Restoran'ın tahliye süreciyle ilgili olarak ilk defa konuştu. Gelibolu Belediyesi - İlhan Restoran ilişkileri, İlhan Restoran'ın devri esnasında yaşanan hukuksuzluklar, restoranın tahliyesinde alkol satışının etkisi, restoranın akıbetinin ne olacağı ve tahliye sürecinde mahkemeye baskı yapılıp yapılmaması gibi merak edilen tüm konulara açıklık getiren Başkan Soyuak, "Biz, halkın olanı, halka kazandırdık" dedi
Belediye ve İlhan Restoran arasında neler yaşandı?
Gelibolu Belediye Başkanı Dr. Ali Kamil Soyuak: Bizim kimsenin aşıyla, ekmeğiyle derdimiz yok. Derdimiz, işini doğru yapan her vatandaşın yanında olmak. Kiracılarımızla, esnafımızla, belediyenin mülkünde olan esnafımızla kira konusunda anlaştık, eski kiralarını 4-5 kat artırarak. Eski kiralar ne yazık ki hem sözleşme olarak yanlış yapılmış ki İlhan da onlardan biridir ve kira olarak da artık piyasanın 5’te 1 altında kalmıştır. Burası biraz ‘peşkeş çekildiği’ noktasına gelmiş, kamuoyu adına zedeleyici bir durum bu. Bunu düzeltebilirlik adına onlarla anlaştık. İlhan’la anlaşmamamızın nedeni; buranın tavrı da tarzı da bize yaklaşımı da beni hiçbir zaman mutlu etmedi. Siyaset yaparsınız. Siyaset yaptığımız zaman her yere gireriz biz. Her yerde derdimizi anlatırız, söylemlerimizi ona göre söyleriz. Trakya’nın bir özelliği vardır. Aynı niyette, aynı ideolojide olmasanız bile bir yere gittiğinizde size çay söylerler, sohbet ederler, sizi kırmazlar, üzmezler. Derdinizi anlatırsınız ve çeker gidersiniz. Biz seçimden önce buraya sokulmadık. Biz seçimden önce buraya gelmek konusunda talepte bulunduk. Ben ‘Gelelim konuşalım, çalışanlarınızla konuşalım, sizinle konuşalım lütfen’ nezaketini göstermelerini bekledik ama ne yazık ki bu nezaketi burada görmedik. Çevredeki esnafı dolaştığımızda bize elle ‘uzak durun’ işareti yaptılar. Bir adap vardır, edep vardır, haya vardır. Siyaset dediğimiz şey, bugün ben belediye başkanı olurum, öbür gün başka biri belediye başkanı olur. Bu çerçeveye dikkat etmek gerekir. Tabi ki bizde bir memnuniyetsizlik oluştu ama tek nedeni bu değil. Burayı incelemeye başladığımızda, buranın ortaklık yapısını ve devralınma şeklini incelemeye başladığımızda bizi buraya boşuna sokmadıklarını da anlıyorsunuz. Biz siyaseten buraya geldiğimizde neden bizi buraya sokmadıklarını da anlıyorsunuz. Çünkü oradaki ortaklıklar siyasetçilerin de içinde olduğu bir ortaklık. Bunu da görüyorsunuz. Bundan da rahatsız oluyorsunuz. Hani bir söz vardır ya ‘Doğru olduğuna yemin edebilirim ama kanıtlayamam’ diye. Ama biz bunun böyle olduğunu biliyoruz. Çünkü devrediliş şekli de bunu gösteriyor. İlhan Bey’den Erol Bey’e devir şekli de kendisini gösteriyor. Zorla birazcık. İhale yapılmadan, ‘Bu arkadaşa vereceksiniz’ nokta gösterilerek bir şirketin hissesinin başka bir yere devredilmesi de bunu gösteriyor. Bir de biz bir şeyin doğru çalışmasını da istiyoruz. Bizim kendi bir vizyonumuz var. Gelibolu’ya getirmek istediğimiz bir vizyon var. Bir kurumsal akıl var. Bunları üst üste koyduğunuzda buraya siyaseten sokulmuyorsunuz. Sokulmamanızdaki nedenlerin siyasi ilişkiler olduğunu da görüyorsunuz. Sosyal medyada da bunu servis ettik. Bunu bilerek yaptık. Burayı 1 hafta boyunca ziyarete açıyorum. Burayı, kapısı - penceresi açık bir şekilde 1 hafta boyunca ellemeyeceğim. Sosyal medyada aleyhimize konuşan vatandaşlarımızın burayı ziyaret etmelerini rica ediyorum. Buraya büyük paralar vererek, lüks mekan diyerek gelip hangi ortamda, hijyenik olmayan, kötü koku içinde olan bu ortamda yemek yediklerini ve yemek yapıldığını görmelerini istiyorum. Bu olay bu noktaya geldikten sonra, daha doğrusu tahliye süreci başladıktan sonra, şuana geldiğimizde ne kadar doğru bir iş yapmış olduğumuzu görmüş olduk. Gelibolu’ya böyle bir mekan yakışmıyor. Gelibolu’ya bu kadar kötü yönetilmiş bir mekan yakışmıyor. ‘Bütün İstanbullular buraya geliyor, burası para kazandırıyor’ deniliyor. Parayı belediye kazanmıyor. 65 bin lira kiradan bahsediyoruz. Para buradaki vatandaşa da girmiyor. Para, birilerinin cebine giriyor. Günlük 1 - 1,5 milyon; aylık 30 - 45 milyon liralık cirolardan bahsediyoruz. Bu rakamlar buraya girerken sizce böyle mi olması gerekir. Buraya yatırım yapmamak mı gerekir? Burayı gözetip kollamak mı gerekir? Bunun tamamı yapılmamışken ve doğru dürüst kira da ödenmiyorken… Düşünebiliyor musunuz kamunun yaptığı zararı? Bunun tamamını ortadan kaldırmak için de biz bu girişimde bulunduk.
İhalesiz devir işleminde belediyede bu devre onay verenler hakkında bir işlem yapıldı mı?
Gelibolu Belediye Başkanı Dr. Ali Kamil Soyuak: Buraları 15 yıldır yönetmiş bir akıldan bahsediyorum. Kenti yönettiğini söyleyen, kente hakim olduğunu söyleyen, meclisi ve belediye başkanının da CHP’li olduğu bir belediyeden bahsediyoruz. Bunu bilmemek bende büyük bir şaşkınlık yaratıyor. Belediye bir malı ancak kirayla başkasına verebilir. 3 yıla kadar encümen, 3 yıldan sonra 10 yıla kadar da meclis yetkisiyle encümene yetki verip ancak böyle verebilirsiniz. İki tane organ vardır. Biri encümen, diğeri de meclis… Bunların dışında hiçbir organın kiralamaya hakkı yoktur. Ne yazık ki burada bir belediye başkanının imzasıyla yetkisi yokken, hakkı yokken kiralama süreci başlatılmış. Kamunun malından bahsediyoruz. Bunun adı şudur: Peşkeş çekmek. Biz, en başından bu hukuksuzluğu giderdik. Bütün esnaf arkadaşlarımız aynı durumda. Hepsi için bir kamu zararı süreci başlatacağız. Bu ciddi bir suç, ciddi bir kamu zararı. Bu zararın giderilmesi adına geçmişe dönük arkadaşlarımız, avukatlarımız süreci çalışıyorlar. Gereğini yapacaklar. Bu hukuksuzluğu gidermiş olmak bizim için çok değerli ve kıymetliydi. Şuan bütün esnafımızla, tamamıyla encümen huzurunda pazarlık usulü bile olsa bir ihale süreci tamamlanmış oldu. Geçmişten gelen bu hukuksuzluğu artık biz düzene sokmak zorundayız.
Burası alkollü bir mekan olduğu için mi kapatıldı?
Gelibolu Belediye Başkanı Dr. Ali Kamil Soyuak: Ben seçimde de bundan çok çektim. Bu sözcüklerden, bu yorumlardan çok çektim. Ben seçimde de aynı şeyi söyledim, seçimden sonra da aynı şeyi söylemeye devam edeceğim. Ben Trakyalıyım. Ortalama Trakyalı bir vatandaşımın hangi hassasiyetleri varsa, yaşam tarzı nasılsa hepsini taşıyorum. Bu insanlarla beraber yaşıyoruz. Bu insanların içindeyim. Bu insanlarla beraberim. Toplumun bir ferdi olarak, belediye başkanı olarak, çoğunluğun seçtiği bir adam olarak onların bu ortalama kültürel değerlerinden farklı yaşayabilmem ya da farklı düşünebilmem söz konusu değil. Burada, İlhan’da, buranın kültür değeri neyse, geçmişten bugüne kadar nasıl yaşanmışsa aynı şekilde devam etmesi gerekir. Burası hangi şekilde buraya geldiyse aynısı daha iyi, daha bilgili ve donanımlı şekilde devam edecektir.
Burasını birilerine peşkeş çekecek misiniz yoksa belediye kendi mi işletecek?
Gelibolu Belediye Başkanı Dr. Ali Kamil Soyuak: Seçimden sonra görmüş olduk ki dükkanların tamamı peşkeş çekilmiş. Müteahhitlerden gerekli olan ücret alınmamış. Müteahhitlerin zengin olmaları istenmiş. Koskoca Gelibolu onlara peşkeş çekilmiş. Bunların tamamına karşı olan bir adam olarak söylüyorum. Benim derdim şu. Ben burada kamu adamıyım. Ben burada kamunun çıkarlarını korumak zorundayım. Ve şimdiye kadar, toplam 10 aylık dönemde yaptığım işlere baktığımızda sanırım şunu hiçkimse söyleyemeyecek: Şunu, şuna peşkeş çektiniz, şuna daha uygun ücrette verdiniz. Ben, netim. Hangi dükkan olursa, hangi ihale olursa, hangi kamunun çıkarı olursa ben kamunun çıkarının yanındayım. Milletin çıkarının yanındayım. Beni çok kazanan azların değil, az kazanan çokların yanındayım. O yüzden burasını, örnek olması adına Gelibolu Belediye Başkanlığı çalıştıracak. Gelibolu Belediye Başkanlığına bağlı şirketimiz çalıştıracak. Ve dediğim gibi aklı, bilgiyi, donanımı nezih bir ortamda başarmış olacağız. Burada kendini zeki zanneden bir avuç ahmaklar, kendini demokrat zanneden faşistler var. Bunlardan çok çekiyoruz. Bu toplum bundanlardan 40 yıldır çekmiş. Bunlar toplum üzerinde kendilerini bilgili atfedip, kendilerini toplumun üzerinde görüp topluma yön vermeye çalışan önemli şahsiyetler olarak algılatmaya çalışmış. Çünkü kendilerinden başka doğrunun olmadığını, kendilerinden başka söylenen sözlerin doğru olmayacağına inanacak kadar ahmaklar. Bu toplum bunları muhakkak görmek zorunda. Benim söylediklerim tek tek ortaya çıkıyor ve söylediklerimi tek tek yapıyor olmama rağmen daha da geçmiş dönemin eksikliklerini, geçmiş dönemin yanlışlarını, geçmiş dönemin bu topluma bu kente vermiş olduğu zararı konuşacaklarına benim 10 aylık süre içerisinde yaptıklarımın arasında bir hata bulmayı deniyorlar. Ki bulamıyorlar. Çok net söylüyorum. Çok kazanan azlardan yana olmayacağım. Geçmiş dönem, onlardandı. Ben az kazanan çoklardan yanayım. Az kazanan çoklar kamudur. Bir daha belediye başkanı olma hayalim yok. O gün o olur. Bir daha belediye başkanı olayım diye gayretim de yok. Ben bugün, yalnızca doğruyu yapan, bu kenti ayağa kaldırmak zorunda olan, bu kentin çocuklarının yüzlerinin güldüğü, artık geleceğe güvenle baktığımız güzel bir şehri inşa etmek istiyorum. Bunu da vatandaşlarımızla beraber, el ele güzel mekanlar yaparak yapacağız. Burada hep beraber keyifle yemek yiyeceğiz. Emin olabilirsiniz.
İlhan Restoran’ın tahliye sürecinde kamu baskısı yapıldı mı?
Gelibolu Belediye Başkanı Dr. Ali Kamil Soyuak: Bu abesle iştigal bir konu. Avukatın ağzından bu lafın sarfediliyor olması, ben o avukatın niteliğini mi nereye koyayım, o avukatın tabi olduğu hukuk sistemini nasıl algıladığını mı anlamaya çalışayım? Bir türlü bir yere yerleştiremiyorum. Ben, Gelibolu Belediye Başkanı olarak, bırakın Gelibolu Belediye Başkanlığını. Cumhurbaşkanlığına kadar hangi kurum hukukun üzerinde etkisi olabilir, bunu telaffuz edebilir? Bu, kendimize büyük bir hakaret. Devletimize büyük bir hakaret. Bir gün hukuk bize de lazım olacak, o arkadaşlara da lazım olacak. Kendilerine büyük hakaret. Bu hepimize lazım olan bir kavram. O zaman onların lehine çıkan her kararda onlar da mı baskı yapmış olacak. Bir belediye başkanının tek başına imza hakkı yokken, tek başına yetkisi yokken bir belediye başkanı tek başına burada süreci yönettiği zaman siz burada işgalcisiniz demektir. Devlet ya da hukuk siz CHP’lisiniz diye sizi burada bırakacak? Ya da siyasi ilişkileriniz var diye hukuksuz olmasına rağmen burada mı bırakacak? Hukuk kağıda bakar, hukuk kanuna bakar, hukuk sürece bakar. Şimdi bunun üst mahkemeleri de olacak. Hep beraber orada da göreceğiz. Bu süreç alt mahkemede böyle çalışmışsa üst mahkemelerin buna hayır demesi gerekir. Üst mahkemeye itiraz dilekçesi verdiniz. Şimdi ben üst mahkemeye de mi baskı yapmış olacağım? Belki yarın bir gün hukuk diyecek ki ‘Siz, çıkarma konusunda haksızsınız.’ Onlar mı baskı yapmış olacak? Bu sistemi zan altında bırakmak bir avukat beye, bir siyasi yapıya, partiye… Kim olursa olsun doğru olmadığını düşünüyorum.
Tek bir isteğimiz var. Bize güvenin. Vatandaşlarımız bize güvensin. Biz halkın olanı halkın hakkı olanı halka kazandırma yöntemini seçtik. Zenginlerle anlaşmak kolay. Biz zoru seçtik. Anlaşmayacağız. Biz vatandaşımızın yanında olacağız. Halkımızın yanında olacağız, halkımızın hakkını koruyacağız. Belediyemizin denetiminde olan burada, halkımızın hakettiği güzel bir restoranda hep beraber keyif yapacağız.