Marmara Denizi'nde gerçekleştirilen 10 günlük bilimsel araştırmada, Gelibolu kıyılarını da kapsayan Silivri-Gelibolu hattında istilacı deniz taraklısı (Mnemiopsis leidyi) yoğunluğu dikkat çekti. Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Sarı, gözlemlerin Marmara balıkçılığı açısından önemli riskler taşıdığı uyarısında bulundu
Prof. Dr. Sarı, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, Yalova, Değirmendere ve Eskihisar dışında dalış yapılan tüm noktalarda Mnemiopsis leidyi türüne rastlandığını, özellikle Silivri-Gelibolu hattında ise popülasyonun oldukça yoğun olduğunu belirtti.
Hamsiyle aynı besini tüketiyor
Atlantik Okyanusu kökenli olan ve 1980'li yıllarda Karadeniz'e yabancı istilacı tür olarak giren Mnemiopsis leidyinin, hamsi larvalarıyla aynı besin kaynaklarını kullandığını ifade eden Sarı, besin yetersizliği dönemlerinde ise hamsi yumurtalarını da tüketebildiğini söyledi.
Hamsinin üreme döneminde hızla çoğalan deniz taraklısının besin rekabetinde üstün geldiğini belirten Sarı, bu durumun geçmişte Karadeniz'de hamsi stoklarının azalmasında etkili olduğunu, benzer sürecin Adriyatik Denizi'nde de yaşandığını hatırlattı.
"Müsilaj sonrası artış tesadüf değil"
Marmara Denizi'nde müsilajın ardından görülen deniz taraklısı artışının tesadüf olmadığını vurgulayan Sarı, deniz kirliliğinin plankton miktarını artırdığını, bunun da istilacı türlerin çoğalmasını desteklediğini ifade etti. İklim değişikliği nedeniyle deniz suyu sıcaklıklarının yükselmesinin de denizanası benzeri canlıların yayılımını hızlandırdığına dikkat çekti.
"Balıkçılık daha büyük bir çıkmaza girebilir"
Bu yıl Marmara Denizi'nde gözlenen yüksek Mnemiopsis leidyi yoğunluğunun önümüzdeki yıllarda hamsi avcılığını olumsuz etkileyebileceğini belirten Sarı, bunun Marmara balıkçılığını daha da zor bir sürece sürükleyebileceği uyarısında bulundu.
Marmara'da balıkçılığın büyük ölçüde hamsi, istavrit, sardalya ve karides üzerine kurulu olduğunu belirten Sarı, zaman zaman palamut ve lüferin de avlandığını ancak istilacı türün oluşturacağı baskının ekonomik kayıplara neden olabileceğini söyledi.
Kirliliğin azaltılması çağrısı
Prof. Dr. Mustafa Sarı, deniz suyu sıcaklıklarını düşürmenin mümkün olmadığını ancak deniz kirliliğinin azaltılması ve bilimsel temelli balıkçılık yönetim politikalarının uygulanmasının büyük önem taşıdığını ifade etti.
Balıkçılık sezonu öncesinde hazırlık yapan balıkçılar ile ilgili kurumlara çağrıda bulunan Sarı, erken dönemde alınacak önlemlerin hem ekolojik hem de ekonomik kayıpların azaltılmasına katkı sağlayacağını belirtti. Özellikle Gelibolu kıyılarında tespit edilen yoğunluk nedeniyle bölgedeki balıkçılar açısından gelişmelerin yakından takip edilmesi gerektiği değerlendiriliyor.
Haber: Uğur Kılıç