Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı Trakya Bölge Teşkilatı tarafından Gelibolu'da yürütülmesi planlanan Çimpe-2 Kuyusu Doğalgaz Arama ve Çıkarma Faaliyetlerine ilişkin hazırlanan Proje Tanıtım Dosyası, İda Dayanışma Derneği tarafından teknik ve bilimsel açıdan ele alındı. Ağustos 2026 tarihinde CNR ÇED Çevre Hizmetleri tarafından hazırlanan belgenin iç tutarlılığı, yöntem yeterliliği ve göz ardı edilen çevresel etkileri üzerine odaklanıldığı açıklandı
Sera gazı emisyonları ve iklim etkileri eksik görüldü
İda Dayanışma Derneği açıklamasında, Proje Tanıtım Dosyası içerisinde yer alan sera gazı azaltım planının somut bir içerik taşımadığını ifade etti. Tesisin anma ısıl gücünün yirmi megavat eşiğinin altında kalması gerekçesiyle izleme ve raporlama yükümlülüğünün kapsam dışı bırakıldığı, ancak bu gelişmenin ÇED sürecindeki iklim analizinden bir muafiyet sağlamayacağı belirtildi. Sondaj ve tamamlama aşamalarında oluşacak kaçak metan emisyonları ile olası gaz salımı senaryolarının hesaplanmadığına dikkat çekildi. Doğal gazın büyük oranda metandan oluştuğu ve metanın küresel ısınma potansiyelinin karbondioksite kıyasla çok yüksek seviyelerde bulunduğu paylaşıldı. Ayrıca sondaj sürecindeki 35 bin litre motorin tüketiminden kaynaklanacak emisyonların hesaplanmadığı kaydedildi. Projenin Türkiye'nin net sıfır emisyon hedefleri, Ulusal Katkı Beyanı ve İklim Kanunu ile uyumunun raporda ele alınmadığı aktarıldı. Gelibolu Yarımadası'nın iklim yapısı, kuraklık ve orman örtüsü sebebiyle artan orman yangını risklerinin saha güvenliği üzerindeki etkilerinin göz ardı edildiği vurgulandı.
Ekolojik riskler ve gürültü kirliliği öne çıkarıldı
Açıklamada, sahada canlı varlığı bulunmadığı yönündeki iddiaların sadece veri tabanı kayıtlarına dayanmasının yetersiz olduğu ifade edildi. Arazi incelemelerinin mevsimsel saha ziyaretleri ile yapılması gerektiğine vurgu yapıldı. Yirmi dört saat kesintisiz devam edecek çalışmalarda gürültü ve ışık kirliliği risklerinin tanımlanmadığı belirtildi. Jeolojik ile sismik risklerin açıkça belirtilmesi ve rapordaki iç tutarsızlıkların giderilmesi gerektiği savunuldu.
Şeffaflık ve halkın katılımı çağrısı yapıldı
ÇED sürecinde halkın katılımının esas alınması gerektiği açıklandı. Süreç sonunda ÇED muafiyet kararına varılmaması talep edildi. Bölgedeki sivil toplum kuruluşları, yöre halkı ve muhtarlıkların görüşlerinin şeffaf biçimde sürece dahil edilmesi istendi. İDA Dayanışma Derneği karar alma mekanizmalarında halkın katılımı toplantısının düzenlenmesi çağrısında bulundu.
Kaynak: evrensel.net