Konser iptali ve yağışlı havaya rağmen Gelibolu halkı dün akşam sokakları doldurdu. Belediye tarafından dağıtılan yağmurluklarla yürüyüşe geçen yüzlerce vatandaş Gazi Süleyman Paşa Heykeli önünden başlayarak ellerinde meşaleler ve Türk bayraklarıyla marşlar eşliğinde Atatürk Anıtı'na kadar yürüdü. Belediye Başkanı Dr. Ali Kamil Soyuak, anıt önünde yaptığı konuşmada 103. yıl gururunu paylaştı.
Gelibolu Belediyesinin 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla düzenlemiş olduğu fener alayına Gelibolu Kaymakamı Cihat Koç, Gelibolu Belediye Başkanı Dr. Ali Kamil Soyuak, siyasi parti ilçe başkanları, kurum amirleri, STK temsilcileri ile çok sayıda cumhuriyet sevdalısı katıldı.
YAĞMURLUK DAĞITILDI
Sağanak yağmur altında gerçekleşen yürüyüşte vatandaşların mağduriyetini minimuma indirmek için Gelebolu Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü ekiplerince katılımcılara yağmurluk dağıtıldı.
BAŞKAN SOYUAK KONUŞMA GERÇEKLEŞTİRDİ
Dönel Kavşaktan başlayarak İskele Meydanına kadar süren yürüyüşün tamamlanmasının ardından Gelibolu Belediye Başkanı Dr. Ali Kamil Soyuak, burada yaptığı konuşmada Geliboluluların bayramını kutladı.
Başkan Soyuak, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı dolayısıyla yaptığı konuşmada şu ifadeleri kullandı:
"Bugün herhangi bir meydanda veya şehirde toplanmadık. Buram buram kahramanlık kokan, şehitlerimizin kanlarıyla yoğrulmuş bu topraklardayız. Çanakkale Boğazı'nın bekçisi, Cumhuriyetimizin ve tarihimizin kalbindeyiz.
Piri Reis'in gemilerini denize açtığı ve Namık Kemal'in özgürlük şiirlerini yazdığı bu şehirdeyiz. Gazi Mustafa Kemal Atatürk'ün bir ülkenin kaderini değiştirdiği, Cumhuriyet'in ön sözünün yazıldığı bu topraklardayız.
Cumhuriyet, bir çocuğun ister zengin olsun ister fakir olsun, inanarak ve umutla bir gün "Ben cumhurbaşkanı olabileceğim." demesidir. Bir kızın kendi hayalini kendi eliyle inşa edebilmesidir Cumhuriyet. Bir kadının özgür, hür ve toplumun her yerinde eşit olarak var olmasıdır. Bir annenin çocuğunun geleceğini umutla kucaklayabilmesidir Cumhuriyet. Bir babanın emekle, yürekle, gayretle bir somun ekmeği kolunun altına koyarak evine götürebilmesidir Cumhuriyet.
Bu kente kırk yıl hizmet eden Telgrafçı Kamil'in torununun, Postacı Azmi'nin oğlunun bir gün doktor olarak, bir gün sizden aldığı güvenle ve destekle Gelibolu Belediye Başkanı olabilmesidir Cumhuriyet.
Ve o memurun çocuğu olarak sizlere söz veriyorum: Cumhuriyet'i koruyacağımıza, Atatürk'ün ilke ve inkılaplarına sahip çıkacağımıza, Atatürk'ün ilke ve inkılapları ışığında bu kenti muasır seviyelere getireceğimize söz veriyoruz.
Çocuklarımızı umutla büyüteceğimiz, gençlerimizin kendisini güvende hissettiği, kadınlarımızın hür, özgür ve eşit olduğu, annelerimizin çocuklarını umutla kucakladığı, babalarımızın bir somun ekmeği evine götürebildiği, her bir vatandaşımızın kendini yalnız hissetmediği güzel bir Gelibolu'yu beraber inşa edeceğiz.
Bir olacağız. Bu kente, bu Cumhuriyet'e, birbirimize sahip çıkacağız.
Boğaz'ın kenarından bütün Türkiye'ye sesleniyorum: Yaşasın Cumhuriyet! Yaşasın bağımsız Türkiye Cumhuriyeti!
Hep vatan var olsun, hiç dinmesin ezan, hiç inmesin bayrak! Yaşasın kalplerde ölmeyen Mustafa Kemal Atatürk!
Yaşayın, bu yağmurda bizleri yalnız bırakmayan! Yaşayın, bu yağmurda Cumhuriyet'imize sahip çıkan siz vatan evlatları! Çok yaşayın!
Malazgirt'ten bugüne kadar şehit ve gazi olan kahramanlarımızı, Cumhuriyet'imizin nedeni ve sebebi olan Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşlarını rahmetle ve minnetle anıyorum.
Cumhuriyet Bayramımız kutlu olsun!
Ne mutlu Türk'üm diyene!"
Haber: Tuğba Sunalı