CHP Kırklareli Milletvekili ve TBMM Çevre Komisyonu Üyesi Vecdi Gündoğdu, Türkiye Büyük Millet Meclisinde CHP Grubu adına yaptığı konuşmada madencilik ruhsatlandırma süreçlerine ve doğa üzerindeki baskıya dikkat çekti. Gündoğdu, son yıllarda madencilik ruhsatlarının ve maden sahalarının hızla arttığını belirterek doğanın korunması yerine ekonomik rantın ön plana çıkarıldığını savundu
Mecliste yaptığı konuşmada Bakanlık verilerine değinen Gündoğdu, 2026 yılı başı itibarıyla Türkiye genelinde toplam 13 bin 255 arama ve işletme ruhsatı bulunduğunu, bunların 7 bin 628’inin işletme iznine sahip olduğunu ifade etti. Gündoğdu, 2026 yılı itibarıyla yeni ihaleye açılan sahaların toplam büyüklüğünün 548 bin 696 hektara ulaştığını belirterek bu alanın İstanbul’dan daha büyük olduğunu söyledi. Söz konusu alanın 166 bin 319 hektarının orman, mera ve su havzaları gibi hassas ekosistemleri kapsadığını vurguladı.
Türkiye’nin birçok ilinde doğal alanların madencilik baskısı altında olduğunu dile getiren Gündoğdu, ormanların ortalama yüzde 58’inin, tarım alanlarının ise yüzde 60’ının maden ruhsatlarıyla kuşatıldığını söyledi. Özellikle Kaz Dağları’nda ormanların yüzde 80’inin ruhsat baskısı altında olduğunu ifade eden Gündoğdu, Tekirdağ ve Kırklareli’nde ise bu oranın yüzde 68’e ulaştığını belirtti.
Gündoğdu, konuşmasında hükümeti çevre politikaları üzerinden eleştirerek her yasal değişiklikle kamu yararının geri plana itildiğini, ruhsat süreçlerinin hızlandırıldığını ve ÇED mekanizmasının zayıflatıldığını savundu. Bilim insanlarının, meslek odalarının ve yerel halkın görüşlerinin çoğu zaman dikkate alınmadığını belirten Gündoğdu, onaylanan projelerin sürdürülebilir kalkınmadan uzak olduğunu söyledi.
Madenciliğin tamamen karşısında olmadıklarını ancak faaliyetlerin şeffaf, denetlenebilir ve bilimsel kriterlere uygun şekilde yürütülmesi gerektiğini ifade eden Gündoğdu, ruhsat süreçlerinde güçlü ÇED mekanizmalarının işletilmesi ve yerel halkın söz hakkının sağlanmasının zorunlu olduğunu dile getirdi.
Konuşmasında Kırklareli’ndeki çevre sorunlarına da değinen Gündoğdu, özellikle Lüleburgaz ve Vize çevresinde planlanan bazı projelerin bölgenin tarım alanlarını ve yer altı sularını tehdit ettiğini söyledi. Lüleburgaz’ın Eskibedir köyü mevkiinde planlanan atık yakma tesisinin bölge halkının geçim kaynakları ve sağlığı açısından ciddi riskler barındırdığını ifade etti.
Bilimsel değerlendirmeler yapılmadan hayata geçirilecek projeleri kabul etmeyeceklerini belirten Gündoğdu, hidroloji, jeoloji, ziraat ve halk sağlığı gibi alanlardaki uzmanların görüşlerinin alınması gerektiğini vurguladı. Bölge halkının rızası olmadan yürütülecek projelere karşı çıkacaklarını dile getiren Gündoğdu, “Bir avuç rant için bin yıllık doğanın feda edilmesine izin vermeyeceğiz” dedi.
Kırklareli’nin doğal ve kültürel değerleriyle ön plana çıkması gerektiğini belirten Gündoğdu, bölgede çevreyi tehdit eden projeler yerine tarih, kültür ve gastronomi turizmini destekleyen yatırımların yapılmasını istediklerini sözlerine ekledi.
Haber: Uğur Kılıç


