Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Tekirdağ Milletvekili Nurten Yontar, Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Kurulunda görüşülen Türk Kızılay Kanun Teklifi'nin 1'inci maddesi üzerine yaptığı konuşmada, kurumun yönetim anlayışını, şeffaflığını ve hesap verebilirliğini eleştirdi. Kızılayın toplumun bağışları ve gönüllülerin emeğiyle ayakta duran köklü bir yardım kuruluşu olduğunu vurgulayan Yontar, kurumun ticari ve siyasi etkilerden uzak, bağımsız bir yapıya kavuşturulması gerektiğini savundu.
KIZILAYDA ŞEFFAFLIK VE HESAP VEREBİLİRLİK EKSİK
Kanun teklifinin 1'inci maddesinde kamu yararı, şeffaflık, hesap verebilirlik ve denetlenebilirlik ilkelerinin yer almamasını eleştiren Yontar, Kızılayın toplum nezdindeki güveninin korunması gerektiğini belirtti.
Yontar, “Bu maddeyle Türk Kızılay Kanunu'nun amacı ve kapsamı belirlenmektedir ancak maddede kamu yararı, şeffaflık, hesap verilebilirlik, denetlenebilirlik ilkelerinin yer almaması önemli bir eksikliktir. Toplumun bağışlarıyla, gönüllülerin emeğiyle, yurttaşların güveniyle ayakta duran bir kuruluşun yasal güvenceye kavuşturulması gerekir” dedi.
KIZILAYA DUYULAN GÜVEN ZEDELENDİ
Kızılayın geçmişte toplum için güven ve dayanışmanın simgesi olduğunu hatırlatan Yontar, özellikle afet dönemlerinde yaşanan tartışmaların kurumun itibarına zarar verdiğini savundu.
Yontar, “Çocukların harçlıklarıyla büyüyen bir yardım kuruluşu nasıl oldu da afet günlerinde çadır satışlarıyla, kan satışlarıyla gündeme geldi? Biz Kızılaya para değil güven emanet ettik; işte, bugün asıl kaybedilen o güven, bu kaybedilen güveni de kazanmak çok çok zor” ifadelerini kullandı.
BAĞIŞLARIN HER KURUŞUNUN HESABI VERİLMELİ
Kızılayın iştiraklerinden elde edilen gelirlerin ve bağışların kullanımının kamuoyuna açıklanması gerektiğini belirten Yontar, kurumun mali faaliyetlerinin etkin biçimde denetlenmesini istedi.
Yontar, “Kızılayın iştirakleri ne kadar gelir elde ediyor? Bu gelirlerin ne kadarı doğrudan ihtiyaç sahiplerine ulaşıyor? Yönetim giderleri, şirket faaliyetleri ve kamu kaynakları gibi denetim mekanizmalarına nasıl tabi tutuluyor? Bu soruların yanıtını sizden sormak bir Kızılay üyesi olarak bir düşmanlık değildir; asıl Kızılaya zarar veren, hesap sorulmasını engelleyen anlayıştır” dedi.
KIZILAY SİYASETİN GÖLGESİNDEN KURTARILMALI
Kanun teklifinin kurumun görev ve yetkilerini yeniden tanımladığını ancak toplumsal güveni yeniden sağlayacak güvencelerin de tartışılması gerektiğini ifade eden Yontar, yönetim kadrolarında liyakatin esas alınması çağrısında bulundu.
Yontar, “Kızılay bir şirket değil, milletin vicdanıdır. O vicdanı, ticaretin ve siyasetin gölgesine düşüren anlayışla hesaplaşmadan gerçek bir reform yapamazsınız” diyerek, “Biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak Kızılayın tüzüğünde bulunan asli kamu yararına, dernek kimliğine, şeffaf, denetlenebilir ve sivil delegelerin demokratik idaresiyle yönetilen bağımsız bir sivil toplum kuruluşuna geri dönmesini, Kızılayın güçlenmesini, bağımsızlığının korunmasını ve her kuruşun hesabının verilmesini istiyoruz” ifadelerini kullandı.
Haber: Uğur Kılıç


