Çanakkale Kara Savaşları'nın 110. yılı anma etkinlikleri, her yıl olduğu gibi bu yıl da Gelibolu Yarımadası'nda düzenlenen törenlerle gerçekleşti. Ancak Conkbayırı'nda yaşanan bir an, törenlerin önüne geçerek gündeme damgasını vurdu. Yeni Zelanda Savunma Kuvvetleri'ne bağlı askerlerin, savaşta hayatını kaybeden ataları için sergiledikleri geleneksel Haka Dansı, sosyal medyada ve kamuoyunda geniş çaplı bir tartışmayı beraberinde getirdi
Atalarına saygının bir ifadesi
Conkbayırı'nda gerçekleştirilen törende, Yeni Zelanda askerleri, Maorilere özgü olan ve savaş öncesinde cesaret gösterisi ile birlikte kayıpları anmak için de kullanılan Haka Dansı'nı yaptı. Askerler, disiplinli ve duygusal bir performans sergileyerek hem kaybettikleri atalarını hem de savaşın tüm mağdurlarını onurlandırmayı amaçladıklarını ifade ettiler.
Törende bulunan yetkililer ve bazı izleyiciler, sergilenen Haka'yı son derece etkileyici ve anlamlı buldu. Haka'nın içeriğinde savaşçılara saygı, kayıpların anılması ve hayatta kalanların ruhlarının yüceltilmesi gibi temalar bulunduğuna dikkat çeken uzmanlar, bu dansın Yeni Zelanda kültüründe derin bir anlama sahip olduğunu vurguladı.
Sosyal medyada iki farklı görüş
Gösteri sonrasında sosyal medyada ikiye bölünen yorumlar dikkat çekti. Bir kesim, Haka'nın anma törenine derin bir kültürel boyut kazandırdığını savunarak, "Çanakkale ruhunun birleştirici gücüne" işaret etti. Bu görüşü savunan kullanıcılar, "Her ulusun yas tutma biçimi farklıdır ve kültürel geleneklere saygı duyulmalıdır" diyerek Yeni Zelanda askerlerinin performansını takdir etti.
Öte yandan bazı kullanıcılar, Haka Dansı'nın anma töreninin ruhuna uygun olmadığını ileri sürdü. Bu kesim, Gelibolu gibi kutsal kabul edilen bir savaş alanında daha sade, sessiz ve saygılı bir anmanın yapılması gerektiğini savundu. Özellikle dansın coşkulu ve yüksek sesli doğasının, savaşta hayatını kaybedenlerin anısına uygun olmadığı eleştirileri yapıldı.
Tarihçiler ne diyor?
Konuya tarihçiler de dahil oldu. Bazı tarihçiler, Gelibolu'da hayatını kaybeden ANZAC (Avustralya ve Yeni Zelanda Kolordusu) askerlerinin torunlarının, atalarına özgü yöntemlerle anma yapmasının doğal bir süreç olduğunu belirtti. Diğer yandan, anma törenlerinin ortak evrensel bir dil kullanılarak, daha sessiz ve evrensel yas ritüelleri çerçevesinde yapılması gerektiğini savunanlar da oldu.
110 yıllık hatıra ve değişen anma biçimleri
Çanakkale Kara Savaşları, sadece Türk milletinin değil, Avustralya ve Yeni Zelanda gibi ülkelerin de ulusal kimliğinde derin izler bıraktı. Her yıl 25 Nisan'da düzenlenen ANZAC Günü anmaları, bu ülkeler için de büyük bir önem taşıyor. Zamanla değişen anma biçimleri, farklı kültürel yaklaşımları beraberinde getirirken, bu durum bazen tartışmaları da beraberinde getiriyor.
Gelibolu Yarımadası, savaşın yaralarını taşıyan sessiz bir tanık olarak, farklı uluslardan insanların yaslarını, dualarını ve geleneklerini bir araya getiriyor. 110 yıl önce birbirine karşı savaşan milletlerin bugün aynı topraklarda barış ve dostluk içinde bir araya gelmesi, tarihin acı sayfalarının nasıl ortak bir hafıza haline dönüştüğünün de bir göstergesi.
Ancak bu ortak hafıza, zaman zaman farklı kültürel ritüellerin nasıl ifade edilmesi gerektiği konusunda da yeni tartışmalar yaratıyor. Conkbayırı'nda sergilenen Haka Dansı da, bu tartışmaların son halkası oldu.
Haber: Uğur Kılıç


