Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Mersin Milletvekili Gülcan Kış, Devlet Su İşlerinin (DSİ) Çanakkale Belediyesinden Atikhisar Barajı’nın bedelini 50 yıl sonra talep etmesine sert tepki gösterdi. Kış, “1975’te yapılan barajın parasını 2025’te istemek, bir kamu işlemi değil, muhalif belediyelere karşı yürütülen sistematik yıldırma politikasının yeni halkasıdır” dedi
CHP’li Kış, SÖZCÜ’ye yaptığı açıklamada, “Bu durum akıl tutulmasıdır, siyasi intikamdır. DSİ sabırları da taşırıyor. Rant bugün sadece toprağa değil, suya da bulaştı. Belediyelerin gelirleri kesiliyor, kredileri bekletiliyor, 50 yıl öncesinden fatura gönderiliyor. Bu, yönetemeyenlerin cezalandırma rejimidir. Halkın suyunu siyasete alet ediyorlar. Suyun da hafızası vardır, millet unutmaz” ifadelerini kullandı.
“Atikhisar Sadece Bir Baraj Değil, Çanakkale Halkının Can Damarıdır”
Atikhisar Barajı’nın bir yandan da maden tehdidiyle karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Kış, “Atikhisar sadece bir baraj değildir; Çanakkale halkının tek içme suyu kaynağı, can damarıdır. Koza Altın AŞ, barajın koruma alanında altın madeni işletmek istiyor. Proje, Atikhisar’a yalnızca bin 400 metre mesafede. Daha önce verilen ÇED olumlu raporu, Çanakkale Belediyesinin açtığı dava sonucunda iptal edilmişti. Buna rağmen aynı girişimlerin sürmesi, doğrudan halkın suyuna kastetmektir” dedi.
Kış, çevre mücadelesine sahip çıkan herkese seslenerek, “Değirmen Deresi, Sarıçay ve Atikhisar Barajı’nı kirletecek her türlü faaliyete karşı durmak sadece çevrecilik değil, yaşam hakkını savunmaktır. Bu topraklarda suyun hafızası var; Çanakkale halkı bu ihaneti unutmaz” ifadelerini kullandı.
‘Erdoğan ‘silkeleyin’ dedi DSİ de başladı’
Çanakkale Belediye Başkanı Muharrem Erkek “Cumhurbaşkanı Erdoğan, CHP’li belediyeler için ‘Silkeleyin’ demişti. DSİ de silkelemeye başladı. 50 yıl sonra borç çıkarıyorlar, Aziz Nesin’in romanları gibi” dedi. Erkek, meclis toplantısında yaptığı bilgilendirmede, DSİ’den gelen bir yazıyla Atikhisar Barajı’nın 300 milyon liranın üzerinde bir yapım maliyetinin belediyeden istendiğini aktardı.
O DÖNEMİN YASASI
Gelen yazıda ödeme yapılmaması halinde yasal takip başlatılacağı yönünde ifadeler bulunduğunu aktaran Erkek, bu isteğin hukuki olmadığını şöyle açıkladı:
"Barajın yapım amacı içme suyu temini değil. Dönemin 1053 sayılı kanununa göre bu maliyet talep ediliyor. O dönemdeki kanun Ankara, İstanbul ve nüfusu yüz bini geçen belediyelerin sorumluluğunu içeriyor. Ancak bu içme suyu temini amacıyla yapılan barajlar için geçerli. Hukuki dayanağı yok.”
Kaynak: sozcu.com.tr


