Büyük bir zincir marketin Gelibolu'daki şubesinde uzun süredir vatandaşların dile getirdiği "kasiyer bulunmaması" ve müşterilerin hızlı kasalara yönlendirilmesi uygulaması, bu kez sosyal medyada yapılan bir paylaşımla yeniden gündeme geldi

Alışveriş için markete giden bir vatandaş, açık bulunan iki klasik kasada kasiyer olmaması nedeniyle hızlı kasaları kullanmak zorunda bırakıldığını belirterek duruma sert tepki gösterdi. Paylaşımında, kasiyerlik yapmak istemediğini ifade eden vatandaş, ürünlerin cinsini seçmek, meyve ve sebzelerin türünü ekrandan bulmak gibi işlemlerin müşteriye yüklenmesini eleştirdi.

Paylaşımda şu ifadeler dikkat çekti:

"Ben kasiyer değilim, kasiyer olmak istemiyorum. Aldığım ürünün golden elma mı, başka bir elma mı olduğunu bilmek ve ekranda aramak zorunda değilim. Kasiyer geçer, ben ödememi yaparım. Teknoloji bana yardım etsin isterim, beni çalıştırsın diye değil."

"Teknoloji müşterinin işini kolaylaştırmalı"

Vatandaşların ortak eleştirisi, hızlı kasaların bir seçenek olmaktan çıkıp zorunluluk haline gelmesi. Özellikle yoğun saatlerde klasik kasalarda personel bulunmaması nedeniyle müşterilerin mecburen self servis kasalara yönlendirildiği belirtiliyor.

Tepkilerin odağında ise yalnızca ödeme işlemi değil; barkodsuz ürünlerin tek tek seçilmesi, ürün türlerinin sistemden bulunması ve kasiyerin yaptığı işlemlerin müşteriye yaptırılması yer alıyor. Birçok vatandaş, teknolojinin amacı iş yükünü müşteriye devretmek değil, alışverişi daha hızlı ve kolay hale getirmek olması gerektiğini savunuyor.

Yaşlılar ve teknolojiye uzak vatandaşlar daha fazla zorlanıyor

Özellikle ileri yaştaki vatandaşlar ile dijital sistemlere alışık olmayan müşteriler için hızlı kasaların kullanımı zaman zaman ciddi güçlük oluşturuyor. Ürün seçimi, hata mesajları veya sistem uyarıları karşısında yardım bekleyen müşterilerin, çoğu zaman görevli personelin gelmesini beklemek zorunda kaldığı ifade ediliyor.

Vatandaşlar, hızlı kasaların isteyenler için faydalı bir uygulama olabileceğini ancak bunun klasik kasaların yerine geçen bir sistem haline dönüşmesinin doğru olmadığını dile getiriyor.

Haber: Uğur Kılıç