Türkiye genelinde yapılan karbon salınımı ölçümlerine göre İstanbul, İzmir ve Ankara’nın ardından 4. sırada yer alan Çanakkale, dikkat çekici bir tabloyu gözler önüne seriyor. Sanayi yoğunluğu ve nüfusu bu illere kıyasla oldukça düşük olmasına rağmen, Çanakkale'nin bu sıralamada üst sıralarda yer almasının temel nedeni, ilde faaliyet gösteren kömürle çalışan termik santraller

Uzmanlara göre, Çanakkale’deki toplam karbon emisyonunun büyük bir bölümü elektrik üretimi kaynaklı. Bu da, fosil yakıt temelli enerji üretiminin çevresel etkilerine dair çarpıcı bir örnek oluşturuyor. Özellikle Çan ve Biga bölgelerinde yer alan kömürlü termik santraller, sadece havayı değil, toprağı ve suyu da olumsuz etkiliyor.

Çanakkale’nin çevresel kapasitesine ve doğal zenginliklerine rağmen yüksek emisyon oranlarıyla anılması, iklim değişikliğiyle mücadele açısından önemli bir sorgulamayı da beraberinde getiriyor. Sanayileşmiş ve kalabalık metropollerle aynı sıralamada yer almak, fosil yakıtların bölgesel çevre yükünü bir kez daha gözler önüne seriyor.

Çevre örgütleri, yenilenebilir enerji yatırımlarına öncelik verilmesi gerektiğini vurgularken, kömürlü santrallerin iklim krizine olan katkısının artık görmezden gelinemeyecek düzeye ulaştığını ifade ediyor. Çanakkale halkı da yıllardır santrallerin çevreye etkisine dikkat çekerken, doğanın ve halk sağlığının korunması için adımlar atılmasını talep ediyor.

İklim dostu ve sürdürülebilir enerji politikalarının hayata geçirilmesi, sadece Çanakkale için değil, Türkiye’nin genel çevre politikaları açısından da kritik önemde. Çünkü bu tablo, enerjide fosil yakıt ısrarının çevresel maliyetini açıkça gösteriyor.

Haber: Uğur Kılıç