CHP Kırklareli Milletvekili ve TBMM Çevre Komisyonu Üyesi Vecdi Gündoğdu, Gelibolu'ya kuşuçuşu uzaklığı yaklaşık 200 km olan İğneada Nükleer Güç Santrali planını TBMM gündemine taşıdı. Gündoğdu, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum tarafından yazılı olarak cevaplandırılması talebiyle verdiği soru önergesinde, planlanan santralin bölgeye ve milyonlarca insana yaratabileceği riskleri sordu

Milletvekili Gündoğdu, bölgede bir yandan biyolojik çeşitliliği korumak için uluslararası sözleşmelerin imzalandığını ve milyonlarca liralık harcama yapıldığını, diğer yandan ise çimento ve kömür limanı, taş ve maden ocakları, termik santral ve şimdi de nükleer santral planlandığını hatırlattı. Gündoğdu, bugüne kadar ilgili bakanlıklara 20 Mart 2024 ve 10 Ocak 2025 tarihlerinde toplam 6 soru önergesi verdiğini ancak hiçbirinden net bilimsel verilere dayanan yanıt alınamadığını vurguladı.

Soru önergesinde öne çıkan başlıklar şöyle:

  • Bölge seçimi ve bilimsel dayanak: Nükleer santralin Kırklareli İğneada’da yapılmasına ne zaman karar verildiği ve seçilen bölgenin hangi bilimsel verilere göre belirlendiği.

  • Çevresel riskler: Dağ, deniz, göl, mağara, kumul, orman ve dere ekosistemleri ile dünyada eşi benzeri olmayan longoz ormanlarının bulunduğu bölgede olası çevresel zararların nasıl önleneceği.

  • İnsan sağlığı ve ekosistem: Santralin İstanbul’a 140, Kırklareli’ne 90, Tekirdağ’a 120 km uzaklıkta olduğu göz önünde bulundurulduğunda, milyonlarca insanın yaşamını ve Trakya’nın ekosistemini koruma planları.

  • Yasal uygunluk: Planlanan bölgenin üst ölçekli çevre ve il planlarında enerji üretim alanı olmadığı, orman ve tarım arazisi olarak belirlendiği, İçme ve Kullanma Suyu Mutlak Koruma Alanı kapsamında kaldığı ve bunun Anayasa ile Orman Kanunu’na aykırı olup olmadığı.

Gündoğdu, Bakanlığın ÇED raporunda üçüncü nükleer güç santralinin İğneada’ya yapılacağını resmen kabul ettiğine dikkat çekerek, “Eşsiz coğrafyamızın kalbine, dünyanın göz bebeği olan yere Nükleer Santral yapılamasına izin vermeyeceğiz. Mücadelemiz daha güçlü devam edecektir” mesajını paylaştı.

Bu gelişme, Trakya’da enerji politikaları ve çevre koruma dengesi açısından tartışmaları yeniden alevlendirdi. Özellikle longoz ormanları ve bölgenin su kaynakları üzerindeki potansiyel tehditler, yerel halk ve çevreci örgütler tarafından yakından takip ediliyor.

Haber: Uğur Kılıç