Gelibolu Belediyesi CHP’li Meclis Üyesi Funda Kavas, Gelibolu Belediye Meclisi mart ayı olağan toplantısında 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü dolayısıyla bir konuşma gerçekleştirdi. Kavas, bu güne destek olunması adına 8 Mart günü gerçekleştirilecek olan etkinliklerin tamamına katılım gösterilmesini rica etti

Gelibolu Belediyesi CHP’li Meclis Üyesi Funda Kavas, konuşmasında şu ifadelere yer verdi:

"1857 yılının mart ayında emeğinin hakkını arayan 40 bin işçiyle gerçekleştirilen, emniyet güçleri ve işveren işbirliği ile 129 kadın işçinin yanarak öldüğü eylem. Mücadelelerini gören 100 binlerin katılımıyla cenaze törenleri yapılan emekçi kadınlar.

Buna rağmen 1911’de ilk defa Emekçi Kadınlar Günü olarak bir tarih belirleniyor.

Farklı ülkeler, farklı yıllarda durumu kabullenerek günü programına alıyor.

Ülkemizde de ‘Dünyada hiçbir milletin kadını, ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım, milletimi kurtuluşa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar hizmet gösterdim diyemez’ diyen Büyük Önderimizin eşsiz bakış açısı ve müthiş öngörüsüyle 1921 yılında kadının emeğini görerek hakkı verilmiş ve 8 Mart dikkate alınmıştır.

Bu cümlelerde; emeğe saygı, mücadeleye saygı, bilince saygı, ayrımcılık ve cinsiyetçilikten uzak omuz omuza bir ifade görüyoruz.

Bugün de tam anlamıyla bunun günü; sivil bilinç günü. Kadınların, kız çocuklarının günü. Cinsiyetçilikle mücadele günü. Ayrımcılıkla mücadele günü. 

Peki o günden bu güne, takvimlerimiz 8 Mart’a doğru giderken gündemimizde kadın ile ilgili, görülmek, bahsedilmek istenmese de ne var? Yine öldürülmek… 1 günde 6 kadın, 6 hemcinsim. Erkekler tarafından öldürüldü. Yine uzaklaştırma kararlı. Yine boşanma konulu. Yine çocukların, herkesin gözü önünde… Yine yanında, yakınında hedef olduğu kadın cinayetleri…

Bu 6 kadınımız da 1857 yılında yanarak ölen kadınlar gibi devlete, yasaya, emniyet güçlerine güvenmişlerdi. Eğer kanun uygulanması gerektiği gibi uygulansa, bugün onlar da nicelerimiz de yaşıyor olacaktı.

Kadına şiddet günü için de konuştum biliyorum ama bunlar ülkemizin gerçekleri… Ve benim seçilmiş olarak, ses olmak görevim, mecburiyetim, sorumluluğum, borcumdur. 

Kısaca… Uzaklaştırmalar titizlikle takip edilmeli, cezalar caydırıcı olmalı ve ivedilikle uygulanmalı, bu cesaretler artık olmamalı.

Cezalar hafifletilmemeli, ilişki teklifini reddetmek haksız tahrik sayılmamalı. Bu hastalıklı insanlar bu ortamı bulamamalı.
Durum böyleyken bu mücadele sadece kadının mücadelesi asla değildi. Hemcinslerinin bu cesareti göstermelerinden rahatsız olan tüm erkekler de bu mücadelede paydaştır, olmalıdır.

Çok açıktır ki… Ortak mücadele olmadıkça tablo gittikçe kötüleşmektedir. Tekrar ediyorum ki bir gün, bir hasta ruhlu insan, öfkesine hakim olamadığı, gizlice planını yapıp saldırdığı anda, en yakınlarımızdan birinin hedefin yakınında olmayacağının garantisini kimsenin vermediği bir gerçekken…

Hepimiz hedef en yakınımızmış gibi, en sevdiğimizmiş gibi tüm imkanlarımız ile şiddetin kaynağı olan eşitsiz güç ilişkilerini önlemek için omuz omuza mücadele etmek mecburiyetindeyiz. 

Bu çerçevede, bir kadın meclis üyesi olarak 8 Mart günü nerede ne etkinlik olacaksa orada olmak, ses getirmek için çaba göstermenizi rica ediyorum.

Ayrıca 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nün hakkını verelim. Kadın ve Aile Hizmetleri Müdürlüğü için çalışmaları başlatalım diyor, meclisimizden bunun sözünü istiyorum.”

Haber: Uğur Kılıç