Merhaba kıymetli okur.
Çanakkale’de yayın yapan bir gazetede, Gelibolu Belediye Başkanı Dr. Ali Kamil Soyuak ile ilgili bir analiz dikkatimi çekti. Önceleri suyun öteki tarafının pek de umrunda olmayan Gelibolu’nun şimdilerde analizlere konu olması aslında sevindirici bir gelişme.
Hem iktidar, hem de muhalefet kanadında yıllarca unutulmuş, kaderine terk edilmiş bu kadim kent, 2024 Mart’ından sonra hem Ak Parti hem de CHP tarafında bir anda dikkatleri üzerine çekmeye başladı.
Normalde CHP kanadından eleştiri alması beklenen Soyuak’ın bu başarısının kendi mahallesinde de hazmedilemediği artık saklanmıyor, hatta yazılara konu oluyor.
Bu yazılardan biri de ‘Gelibolu’da denge siyaseti, Ak Parti Belediyesinden alkollü restoran’ başlığıyla Çanakkale Değişim Gazetesi’nde yayınlandı. Gelibolu’daki ‘değişim’in yankılarının ‘Çanakkale Değişim Gazetesi’nde dile getirilmesi de nereden bakarsanız ‘ironik’ değerli okur.
Yazıyı merak eden varsa Kerem İriç imzasıyla Çanakkale Değişim Gazetesi’nden okuyabilir. Ben bahse konu yazıyı okuduktan sonra merak edip gazeteci arkadaşın diğer yazılarını da okudum ve dikkatimi çeken bir husus oldu. Konu Ak Parti olunca ‘Burası benim mahallem’ diyor ve yapıyor analizini.
Benim öyle bir iddiam yok ancak konu Gelibolu olunca, ben de bu mahallede yaşayan ve yaşanan olaylara, gelen talimatların aksine bizzat şahit olan bir gazeteci olarak bir şeyler yazmak ihtiyacı hissettim kıymetli okur.
Sayın yazarın ‘denge siyaseti’ adı altında sunduğu analiz, aslında Türkiye’nin 2024 yerel seçim gerçeklerinden kopuk, sübjektif bir zorlamadan ibarettir.
Kendi partisinin genel seçim atmosferinde ciddi kayıplar yaşadığı, kalelerin düştüğü bir dönemde; Ali Kamil Soyuak, AK Parti tarihinde bir ilki gerçekleştirerek Gelibolu’da bayrağı devralmıştır. Bu, bir ‘mucize’ değil, sosyolojik bir okuma ve halkla kurulan gerçek bir bağın sonucudur.
Yazarın ‘380 oyluk fark’ üzerinden kurduğu gelecek kaygısı, Soyuak’ın imkansızı başardığı gerçeğini gölgeleyemez. Aksine, AK Parti’nin ülke genelinde kan kaybettiği bir konjonktürde bu zaferin değeri kat kat fazladır.
Gazetecinin ‘alkollü restoran’ üzerinden yapmaya çalıştığı ideolojik sıkıştırma ise, belediyeciliği dar kalıplara hapsetme çabasıdır.
Soyuak’ın yaptığı; peşkeş çekilen alanları halka geri kazandırmak, vizyoner şeflerle Gelibolu’nun turizm potansiyelini yükseltmek ve kenti bir ‘yaşam merkezi’ haline getirmektir.
Eleştiri kisvesi altında ‘fonlanmış’ ajandalarla kalem oynatanların asıl hazımsızlığı, Soyuak’ın her kesimi kucaklayan, tabuları yıkan ve pragmatik olduğu kadar cesur olan belediyecilik anlayışıdır.
Meclis kürsüsünden verdiği o sert cevaplar, aslında bu vizyona engel olmaya çalışan statükoya karşı bir başkaldırıdır.
Gelibolu, küçük hesapların ve ısmarlama yazıların ötesinde bir dönüşüm yaşamaktadır.
Gerçek başarı; bir dahaki seçimi düşünerek yerinde saymak değil, bugün halkın ve kentin ihtiyaçları için cesaretle adım atmaktır.
Kalın sağlıcakla.