Kahve ve O Meşhur Kendini Sevme Meselesi

Mor Kulaklık

21-04-2025 18:43

Bazen hayat sana da soğuk bir kahve gibi geliyor mu? Soğuyor ama içmeye devam ediyoruz. Neden? Yenisini yapacak enerjimiz bile yok. 

Oysa sen nerede ve ne zaman unuttun kendini? Hayatının hangi yokuşu seni kendinden alıkoydu? Ne zaman uzaklaştın kendinden? Sessiz bir gecede sevilmeyi beklerken mi? ‘’Neyse ya ben bununla da idare ederim’’ diye kendini hak ettiğinden aza ikna ederken mi? Dolap ne zaman dağıldı ve sen toplamayı bıraktın hatırlıyor musun? Hatırlamıyorsan bile hala her eşyanı aynı dolaba tıkmaya devam ediyorsun. 

Kendimizden azar azar vazgeçmişiz biz belli ki. Birilerinin bizi sevmesi için öyle çok kendinden vermişsin ki geriye bir SEN kalmamış.

Şimdi bakınca kendine; kalbinle aran açılmış, gözünde hep başkalarının onayı. 

Geri kazanalım! Artık kendine bir kahve yaptığın zaman yanına bir tütsü yakmaktan veya en güzel bardağını kullanmaktan ‘’kime neyin şovunu’’ yapıyorum diyerek vazgeçme.  

Belki hala biraz kırgınsın, belki hala gözlerin doluyor geceleri ama en azından kendine artık şunu diyebilirsin: ‘’ Canım, sen çok bekledin. Şimdi biraz kendine emek verme sırası!’’ 

Kendini sevmek = En büyük aşk hikayen.

Biliyorum, sana ‘’kendini sev’’ dediler benim gibi. Öyle kolay söyleniyor ki bu cümle sanki bir yolu yordamı varmış, herhangi bir dolabı açar gibi içini açıp güzelce bir temizleyip yeniden kapatıp, ‘’evet şimdi temiz sev gitsin’’ diyebilecekmişsin gibi.

Yol basit aslında, kendine de çevrene verdiğin hata lüksünü tanı ve hata yaptığında insan olduğunu unutma. Kendine de çevrene yaptığın iltifatları esirgeme, bu insanı sevmeyi unutma. Başkalarına sarılmak için açtığın o kollarını kendine sarılmak için açmayı unutma. 

Kendini sevmek dediğinde gözünde ne canlanıyor biraz düşün… Sabah 5’te uyan, detoks suyunu iç, belki biraz meditasyon belki biraz spor yap, sonra gününü planla ve yaşa. Bu mu geliyor aklına? Oysa kendini sevmek; pizza yerken ketçabı pizzanın neresine sıksam diye düşünmeden iki elle ve mutlu yemekten ibaret. Kendini sevmek; yorgun bir gün sonrasında devrilip film izlemek, bazen hiçbir işe elini sürmemek ama kendini tembellik ile suçlamamak. Kendini sevmek en kötü saçınla bile aynaya bakıp ‘’tamam biraz kötü ama bu da uzaylı modası olsun’’ diyebilmek. Kendini sevmek; aynaya bakarken ‘’iyi ki seninle tanıştım’’ diyebilmek. Kim bize iltifatın hep dışarıdan geleceğini kodladı ki? 

Bırak kendini çok seven ama senin hayatına uymayan hayatları izlemeyi, kendi hayatında kendini yine severek yeni bir yol bulabilirsin. Toplumun dayattığı bazı iç seslerini bırakmayı dene mesela; ‘’sosyalleş’’ diyen iç sesine bir mısır ısmarla ve sinemaya git kendinle. Bir mağazaya girip kendini şımart. Çok beğendiğin kıyafet pahalı ise arkadaş kalma kararı ver onunla. Tak kulaklığını yürü, koş veya evinde yat mesela… Sen sana en iyi geleni seninle yapmayı öğren canım, inan önce saçma gelen her şey sonra çok keyifli gelecek. 

Kendine sarılmana engel yok ki. Sen, senin en kıymetli arkadaşı değil misin? 

Ben merak ediyorum seni, senin kadar özel bir insanı tanımayı çok isterim. Dolabını temizlemeyi unuttuğun anı veya temizlemeye başladığın anı anlat bana. Yaz, kahveni yap ve bana yaz, kahvemi içip seni okuyacağım. 

Bekliyorum: mor.kulaklik@outlook.com

DİĞER YAZILARI KAHVENİ VE CESARETİNİ YANINA AL 01-01-1970 03:00 Değişmek Mümkün mü? Yoksa Hep Aynı Şarkıyı mı Çalıyoruz? 01-01-1970 03:00 BİR BARDAK KAHVE VE HAYALLER, HAYALLER 01-01-1970 03:00 BİR BARDAK KAHVE VE BİR YUDUM ANLAYIŞ KENDİNE 01-01-1970 03:00 KAHVE VE O MEŞHUR BİZİM SANDIĞIMIZ ROLLER 01-01-1970 03:00