Merhaba kıymetli okur.
Gelibolu’ya dair gözlemlerimi yazdığım yeni bir yazıyla herkese merhaba. ‘Daha bir yıldır buradasın, sana mı kalmış gözlem yapmak’ diyenleri duyar gibiyim, size de merhaba. ‘Sen bu gidişle 10. Sayıyı göremezsin’ diyen bir arkadaş vardı, 6. Sayımızdan sana da merhaba. Ölmez sağ kalırsak eğer kaldı 4 sayı, bakalım kim haklı çıkacak?
Konuya gireyim kıymetli okur, ‘muhalefet’ sanatının Gelibolu’da zamansız bir şekilde icra edildiğini düşünüyorum. Muhalefet deyince sakın ola bir siyasi partiyle sınırladığım sanılmasın, genel olarak yönetimlere karşı yapılan muhalefetten bahsediyorum. Bu belediye yönetimi de olabilir, ülke yönetimi de…
Bana katılanlar kadar katılmayanlar da muhakkak olacaktır ancak konuyu örneklerle anlatırsam daha anlaşılabilir olur diye düşünüyorum. Mesela son günlerin en önemli gündemi, İlhan Restoran. Bilindiği üzere mülkiyeti Belediyeye aitti ve önce işletmecisi çıkartıldı, ardından da binanın çürük olması nedeniyle yıkılıp yeniden yapılması kararı alındı.
İlk aşamada Belediyenin işletmecisini çıkartmasına yönelik bir muhalefet oluştu ki bence bu az önce bahsettiğim zamansız muhalefetti. Muhalefet edenler de güya sosyal demokrat ve en çok garibime gideni de bu zaten.
Buradan sosyal demokratlara şu soruyu sormak istiyorum: Aynısını 2019 yılında İmamoğlu göreve geldiğinde yapmadı mı? Birilerine peşkeş çekilen yerleri geri alıp halkın olanı halka kazandırdı diye hep beraber alkışlamadık mı?
Gelibolu’nun en güzel yerindeki restoranı ki mülkiyeti Belediyeye ait. Başkan Ali Kamil Soyuak’ın Belediye İşletmesi yapmasının neresi garip? Alkollü olan restoranı alkolsüze çevirse belki haklısınız diyeceğim ama adam açık açık aynı konseptle devam edileceğini söyledi.
Burada bazı sosyal medya goygoycularına da parantez açmak istiyorum. ‘Başkasına peşkeş çekecek, cami yapılacak’ falan diyen goygoyculardan bahsediyorum.
Hele bir tanesi var, ‘tuvalet yapsın’ yazmış, ona ayrıca parantez açayım. Baksan aklı başında, yazan çizen adam sanarsın ama gerçekten yazmış bunu. Ne diyeyim prostatı falan sıkıştırıyordu bu yorumu yazarken sanırım. Yoksa sakin kafayla yazılacak bir şey değil.
Hadi itiraf edin, Ali Kamil Soyuak’ın seçim kazanmasına çok sevindiniz. Özacar döneminde yapamadığınız muhalefeti Soyuak döneminde yaparak sosyal demokrat kimliğinizi perçinlemek istiyorsunuz. Hata da yapsın istiyorsunuz o yüzden. Keşke restoranı peşkeş çekseydi birilerine değil mi? Özacar döneminde ses çıkartamadınız, şimdi sahip çıkardınız kamu malına.
Soyuak doğru yaptıkça da işi goygoya vurarak sulandırmak istiyorsunuz. Camiydi, tuvaletti saçmalayıp duruyorsunuz. Bakın size bir tavsiye vereyim, yaptığınız bu saçma sapan ve zamansız muhalefetin ne size ne de Gelibolu’ya bir faydası olmaz. Tıpkı geçmişte olmadığı gibi.
‘Doğruları yazın yandaş sayfa, İlhan Restoran’ın sahibi CHP’liydi, o yüzden boşaltıldı orası’ diye gazetemizi eleştiren birisi vardı, bir parantez de ona açayım yazımı sonlandırmadan. Sahi, neden en güzel yerlere hep aynı kişiler çökmüş? Bak ben senin gibi siyasi parti adı vererek genellemiyorum da.
Hadi bakalım sosyal medya goygoycuları, tatlı su muhalifleri. Size de soruyorum aynı soruyu: Neden Gelibolu’nun en güzel yerlerini eşelediğinde hep aynı isimlere ulaşıyoruz? Alın size muhalefet alanı. Yüreğiniz yetiyorsa yazın. Yok, kol kırılır yen içinde kalır diyorsanız o başka.
Kalın sağlıcakla.