Merhaba, yine ben!

Ne yazık ki Türkiye’de artık gerçekler değil, sosyal medyanın da katkısıyla kim daha önce bağırırsa onun söylediği doğru oluyor ve Gelibolu da elbette bu durumdan fazlasıyla nasibini alıyor. 

Sosyal medyanın insanlık üzerinde çok fazla kötü etkisi oldu ama bir tanesi var ki bence toplumun büyük çoğunluğunda sorumluluk bilincini neredeyse yok etti. Klavyenin başına geçen herkes, fikrini kolayca beyan ederken, başka birisi hakkında da bir o kadar kolay hüküm verebiliyor. Sonrasında bir bakmışsın mahkemeler kurulmuş, vatan haini ilan edilmişsin bile.

Bir güruh var Gelibolu’da, en vatansever, en Atatürkçü, en sosyal demokrat en, en en… Aklınıza gelen ne varsa ‘en’ hep onlar. 

Esasında sayıca çok da değiller ama sosyal medyada birbirlerini ağırlıyorlar körler sağırlar misali. ‘Sosyal medya insanların özgürlük alanı, tabi ki istediklerini yazıp söylerler kardeşim’ de diyebilirsiniz ki sonuna kadar katılıyorum. Herkes istediğini yazabilir ancak istediğini yazmakla istediğine hüküm vermek farklı şeyler.

Bahsettiğim bu güruhun son dönemdeki uğraşı kentin Belediye Başkanı. Bu arada Belediye Başkanı’nı eleştirmek, su içmek kadar doğal bir şey ki eleştirilmeli de bence. Yıllardır siyasetçi eleştiren bir gazeteci olarak yazıyorum bu satırları ve kesinlikle takiye de yapmıyorum. Ancak bu güruhun adı konmamış bir isteği var bence. Şimdi o güruhtan bana da sallayanlar olacak diye altını da çizeyim, bunu gözlemlerime dayanarak yazıyorum. İstekleri şu bence; haklı çıkmak. Evet yanlış duymadınız, haklı çıkmayı çok istiyorlar.

Herkes haklı çıkmak ister kıymetli okur. Başkan da haklı çıkmak ister, karşı tarafı destekleyen muhalifler de. Bu gayet doğal bir durum. Ancak bu güruhun hazmedemediği şey, Ali Kamil Soyuak’ın bir türlü ‘iddia ettikleri gibi’ çıkmaması. Nedir iddiaları ya da beklentileri? Başkanın, ‘Atatürk düşmanı, gerici, yobaz, yolsuzluk yapan, şehit ve gazilere hakaret eden’ bir siyasetçi olması. Bu arzuyla yanıp tutuşuyorlar. Sebebi de günün sonunda ‘Ben demiştim’ diyebilmek.

Yahu adam arzuladığınız gibi biri değil işte. Zorlamayın bence artık. Seçimden önce ‘hırsız, kazanırsa Gelibolu’yu satacak’ dediniz, adam kazandı ve Gelibolu Belediyesindeki hırsızlıkları tek tek ortaya çıkarttı, ağzınızı açmadınız, klavyenizin tek tuşuna basmadınız.

Eskinin ülkücüsü şimdinin sosyal demokratı İsmail Saymaz’ın saçma sapan bir iddiası üzerine mal bulmuş mağribi gibi atlayıp adama imar yolsuzluğu damgası vurmaya çalıştınız, üstelik meclis aritmetiğini bilen insanlar olarak, yine olmadı. 

İsmail Saymaz eline verileni okuyor hadi, siz bilmiyor musunuz İmar yetkisinin Mecliste olduğunu ve Meclis çoğunluğunun da CHP’de olduğunu? Yahu Bülent Turan ile Ali Kamil Soyuak arasındaki soğukluğun sebebini neredeyse çocuklar bile biliyor, bu argüman size nasıl oluyor da mantıklı geliyor?

Şimdi bir de utanmadan ‘Şehitler, Gaziler ve onların ailelerine küfür etti’ iddialarını dolaşıma sokuyorsunuz. O kadar da rahatsınız ki bunu yazarken. ‘Derhal özür dilemeli!’ yazmış birisi. Adını da vereyim, Mahmut Tonbul. Yahu olay yaşanırken orada mıydınız siz Sayın Mahmut Tonbul? Çanakkale Muharip Gaziler Derneği Başkanı Erol Günaydın ile Başkan Soyuak arasında geçen diyaloğun ne kadarına hakimsin? İki satır yazı yazıyorsun, senin gibi düşünen üç beş kişi de senden yana yorum atıyor diye doğru mu oluyor senin yazdıkların? Ya olay öyle değilse? Derhal çıkıp özür dileyecek misin?

Bir de insanda azıcık utanma olur. ‘Derhal özür dilemeli’ diye yazdığın adam kadar vatansever olduğunu düşündüren nedir sana mesela. Bunu Sayın Tonbul özelinde bu güruhun tamamına soruyorum. Adam Gelibolu Belediye Başkanı olmadan önce atıl durumdaki Gelibolu Şehitliği’ni, bu vatan için kanını, canını vermiş insanlarımıza yakışır hale getirdi mesela. Sen sosyal medyada yan gelip asılsız yazılar yazmaktan başka ne yaptın bu vatan için?

Geçtiğimiz gün DEM Parti heyeti geldi mesela Gelibolu’ya. Atatürk Kültür Merkezi’ni istediler Başkandan. Siyasi konjonktüre aldırış etmeden, koltuk hesabı yapmadan ‘vermem’ dedi. Sen ne yaptın? 

Ben söyleyeyim mi senin ne yaptığını? Sen o salonu DEM heyetine versin istedin. Sen o şehitliği Kamil Başkanın ayağa kaldırmasından mutsuzsun mesela. Belediye’nin çalışıyor olması, Başkanın çalmıyor olması delirtiyor seni. Neden mi? Çünkü sen ‘Ben demiştim’ diyemiyorsun.

Şimdilik müsadenizle...