Ailenin Sessiz Rollerinde Kaybolmak: Bir Annenin Suskunluğu, Bir Babanın Öfkesi

ENİSE SUDE ÇİFTÇİ

13-10-2025 22:57

Köklerimizden gelen duygularla büyür, bazen onların ağırlığında kayboluruz…

Bazı insanlar vardır, aile içinde hep “dengeyi koruyan” olur. Kardeşler kavga ettiğinde araya girer, anne üzülmesin diye ağlamaz, baba sinirlenmesin diye sessiz kalır. O sessizlik, zamanla kişiliğin bir parçasına dönüşür. “Sorun çıkarma”, “üzme”, “idare et” cümleleriyle büyüyen bir çocuk, yıllar geçtikçe duygularını değil, çevresini yönetmeyi öğrenir. Ama iç dünyasında hep bir eksiklik kalır: Kendisi olamamış bir “iyi çocuk.”

Aile, sadece genetik mirasımızı değil, duygusal mirasımızı da aktarır bize.
Bir evde duygular konuşulmazsa, çocuk susmayı öğrenir.
Bir evde öfke eksik değilse, çocuk tetikte yaşamayı öğrenir.
Bir evde sevgi koşula bağlıysa, çocuk “sevilmek için” kimlik değiştirir.
Annelerimizin suskunluğu, babalarımızın öfkesi bazen içimize yerleşir. Ve biz, yetişkin olduğumuzda bile o evin içinde kalmış bir çocuk gibi davranırız.
Partnerimize, arkadaşımıza, çocuğumuza bakarken aslında çoğu zaman o eski hikâyenin yankısıyla hareket ederiz.

Psikolojide “aile rolleri” diye bir kavram vardır.
Biri “kahraman çocuk” olur — her şeyi mükemmel yapmaya çalışır.
Biri “görünmeyen çocuk” olur — kimseyi rahatsız etmemek için duygularını gizler.
Biri “palyaço” olur — evdeki gerginliği şakalarıyla yumuşatır.
Ve biri “isyankâr” olur — herkesin bastırdığı öfkeyi dışa vurur.
Ama hepsi, aslında aile sisteminin dengesini korumaya çalışan küçük yetişkinlerdir.

Sorun şu ki, büyüdüğümüzde de bu rolleri fark etmeden taşırız.
Kendimizi hep “idare eden”, “herkese yetişen”, “huzuru koruyan” biri olarak buluruz. Ama bir yerden sonra içimizde bir ses yükselir:    
“Ben ne istiyorum? Benim sesim ne zaman duyulacak?”
İyileşme, o sesi duymakla başlar. Ailenin duygusal mirasını reddetmekle değil, fark etmekle. Annemin suskunluğunu anlarım ama ben susmak zorunda değilim. Babamın öfkesini bilirim ama ben öyle sevmek zorunda değilim. Artık kendi hikâyemi yazma zamanı. Çünkü büyümek, bazen köklerini inkar etmek değil, onların ötesine geçebilmek demektir. Ve sınır çizmek, sevgisizliğin değil, kendine saygının en sessiz ifadesidir. 

Sen de aile içinde üstlendiğin rolle kendi sesini unuttuysan, belki şimdi dinleme zamanı. İyileşmek; duymakla, anlamakla ve kendin olmaya izin vermekle başlar.

DİĞER YAZILARI Mükemmel Anne Baba Olmak Zorunda mıyız? 01-01-1970 03:00 “Dikkatini Topla” Demek Yetmez: Yetişkinlikte DEHB ile Yaşamak 01-01-1970 03:00 Yas Tutmak Değil, Yasla Yaşamak 01-01-1970 03:00 Yaramaz Değil, Anlaşılmayı Bekliyor: Çocuklarda Hiperaktivite 01-01-1970 03:00 Çocuk mu ayrılamıyor, yoksa ebeveyn mi bırakamıyor? 01-01-1970 03:00 Onaylanma İhtiyacı: Neden Sürekli Takdir Bekliyoruz? 01-01-1970 03:00 İnsan En Çok Kendi Hikâyesine İnanır 01-01-1970 03:00 Ağlamak Üzerine Konuşmamız Gereken Şeyler Var 01-01-1970 03:00 Kendi Yolumuza Çelme Takmak 01-01-1970 03:00 Duyguların Taştığı Anlar: Tetiklenme Psikolojisi 01-01-1970 03:00 Aile ile Çatışmalar Neden Ergenlikte Zirveye Çıkar? 01-01-1970 03:00 Neden Bazı İnsanlar Eleştiriyi Kaldıramaz? 01-01-1970 03:00 “Bir Şeyim Var Gibi Hissediyorum” 01-01-1970 03:00 Sustuklarımızın Bedeli: Ağrı 01-01-1970 03:00 Gerçeği Gizlemek mi, Korunmak mı? 01-01-1970 03:00 Bağlanma Tarzı: Hayatımızın Sessiz Yöneticisi 01-01-1970 03:00 Unutmayı Öğrenmek: Hafızanın Psikolojisi 01-01-1970 03:00 Aileden Bize Kalanlar: Kuşaklararası Aktarım 01-01-1970 03:00 Kendi Kendimizin En Büyük Eleştirmeni Olmak 01-01-1970 03:00 Kaybettiğimiz Şeylerin Ardından 01-01-1970 03:00 Kaygı mı, Önsezi mi? Zihnimizin Bize Oyunları 01-01-1970 03:00 Küller Arasından Umudu Yeşertmek 01-01-1970 03:00 Kendi Kendinin Psikoloğu Olmak: Ne Kadar Mümkün? 01-01-1970 03:00 ’Çocuklar Neden Öfke Nöbeti Geçirir?” 01-01-1970 03:00 Duygularımın Dengesi Neden Bu Kadar Kırılgan? 01-01-1970 03:00 Benim Hayatım Ama Sizin Sesiniz 01-01-1970 03:00 KALBİM SEVDİYSE NEDEN YETMEDİ ? 01-01-1970 03:00 Otomatik Pilottan Uyanmak: Kendini Bulmaya Doğru İlk Adım 01-01-1970 03:00 ÇOCUĞUM SIKILIYOR DİYE KORKMAYIN: SIKILMAK GELİŞİMİN BİR PARÇASIDIR 01-01-1970 03:00 Güzelliğin Bedeli: Toplumun Aynasında Kadın Olmak 01-01-1970 03:00 BU DÖNGÜ NEDEN BİTMİYOR? 01-01-1970 03:00 Her Şey Kontrolüm Altında Mı? 01-01-1970 03:00 Her Şeyim Var Ama Bir Şey Eksik 01-01-1970 03:00 Ailemizle Büyümeye Devam Etmek: Yetişkinlikte Aile İlişkilerinin Evrimi 01-01-1970 03:00 Her Şeyi Bilen Çocuklar, Hislerini Bil(e)meyen Yetişkinler 01-01-1970 03:00 “Kimse Seni Kurtarmayacak” 01-01-1970 03:00 GÜLÜMSEYEN AMA YORULAN KADINLAR 01-01-1970 03:00 Günlük Hayatta Mindfulness: Anda Kalmak Neden Bu Kadar Zor? 01-01-1970 03:00 Yarın Başlarım: Ertelemenin Psikolojisi 01-01-1970 03:00 Kendini Sevmek mi, Bencillik mi? 01-01-1970 03:00 Geçmişin Yükü: Travmalarımız Bugünümüzü Nasıl Etkiliyor? 01-01-1970 03:00 Toplumsal Olaylar ve Psikolojik Dayanıklılık: Duygularımızı Nasıl Yönetebiliriz? 01-01-1970 03:00 Mutluluk Zorunluluğu: Sürekli İyi Hissetmek Zorunda Mıyız? 01-01-1970 03:00 Bu Yorgunluk Uykuyla Geçmez: Ruhun Tükendiğinde Ne Yapmalısın? 01-01-1970 03:00 Hayatın Koşuşturmasında Sakin Kalmanın Yolları : Kaygı ve Stres Yönetimi 01-01-1970 03:00