Yaz tatili geldiğinde birçok ebeveyn için görünmeyen ama baskılayıcı bir soru baş gösterir: “Acaba çocuğum yeterince iyi vakit geçiriyor mu?” Parklar, kurslar, oyunlar, aktiviteler… Tatil dönemlerinde çocuklar için düzenlenen etkinliklerin artmasıyla, ebeveynler de ister istemez bir yarışa giriyor. Ama durup bir soralım: Gerçekten her boşluk doldurulmalı mı?
Çocukların canlarının sıkılması, birçok anne babada “yetersizlik hissi” yaratabiliyor. Oysa sıkılmak; çocuğun duygularıyla kalabilmesi, hayal gücünü çalıştırabilmesi ve kendi oyununu kurabilmesi için bir alandır. Günümüz çocuklarının çoğu, boş vakitlerinde hemen bir uyarana yönlendiriliyor: tablet, televizyon ya da organize edilmiş bir aktivite. Halbuki yaratıcı düşüncenin ve problem çözme becerisinin gelişmesi için çocukların bir süre ne yapacaklarını bilememeleri gerekir.
Çocuğunuz size “Sıkıldım” dediğinde, hemen çözüm sunma telaşıyla doluyor musunuz? Bu çok anlaşılır bir refleks. Çünkü bir ebeveynin en temel arzusu, çocuğunun iyi olduğunu bilmektir. Ama her “sıkılmak”, mutsuzluk değildir. Aslında bu cümle, “Ne yapacağımı bilmiyorum ama bir şey yapmak istiyorum” anlamına gelir. Ve işte tam bu noktada, çocuk kendi iç dünyasına yönelme fırsatı yakalar.
Psikolojik gelişim açısından baktığımızda, sıkılmak çocuğun kendi benliğiyle karşılaştığı nadir anlardandır. Sürekli dıştan yönlendirilen çocuklar, kendi motivasyonlarını bulmakta zorlanabilir. Ayrıca sıkılma anlarında yaratılan oyunlar, çocuğun özgüvenini artırır. “Ben bunu kendi başıma buldum” duygusu, sandığımızdan çok daha değerlidir.
Bu yaz tatilinde, çocuğunuzun her dakikasını planlamaya çalışmak yerine, ona boş zamanlar bırakmayı da deneyin. Sadece “oyun saati” değil, “hiçbir şey yapmama saati” de tanıyın. İlk başta sıkılabilir, yakınabilir… Ama biraz sonra, yerdeki iki kalemden bir tren yolu yaparken ya da bir sandalye ve örtüyle uzay gemisi kurarken görebilirsiniz onu.
Ve unutmayın; sıkılmak, pasif bir durum değil, içsel üretkenliğin ilk kıvılcımıdır. Tıpkı toprak gibi… Ne kadar boş görünse de, içinde bir sürü tohum taşır.
Bu yaz, çocuklarımız için “dolu” değil, “anlamlı” bir tatil dileğiyle…

