GÜLÜMSEYEN AMA YORULAN KADINLAR

ENİSE SUDE ÇİFTÇİ

05-05-2025 21:25

“Güçlü kadın olmak bir seçim değildir her zaman; bazen kimsenin tutmadığı ellerin mecburiyetidir.”

Sabah herkesten önce uyanır, akşam herkesin arkasından uyurlar. Bir kahveyi sıcak içemedikleri gibi, kendi ihtiyaçlarını da hep ertelerler. Herkes iyi olsun diye çabalarlar ama kimse onlara “Sen nasılsın?” diye sormaz. Çünkü alışılmıştır onların güçlü durmasına, gülümsemesine, her şeyin ucundan tutmasına… Oysa o gülümsemenin altında kimi zaman yorgunluk, kimi zaman yalnızlık, kimi zaman da “beni kim anlayacak?” sessizliği gizlidir. Gözleri gülse de kalbi doludur. İşte bu yazıda, tam da o görünmeyen yorgunluğun izlerine birlikte bakacağız.

Birçok kadın yalnızca evin değil, duyguların da taşıyıcısıdır. Evin içinde kimin morali bozuksa fark eder, kim neye üzüldüyse sezer, her şeyi toparlamaya çalışır. “Anne üzülür”, “eş üzülür”, “patron bir şey der”, “komşu ne düşünür” derken, kendi duygularını çoğu zaman en sona bırakır. Bu “duygusal emek” çoğu zaman görünmezdir ama en çok da bu görünmeyen yük yorar insanı. “Zaten yapıyor” denilen her davranış aslında bir fedakârlığın izidir. Kadınlar, bir gün susarak değil, sessizce gülümseyerek tükenir. Ve en çok yoran da sürekli vermek ama nadiren anlaşılmaktır.

Kadınlar güçlü olmaya mecbur bırakılır. Ağladığında “hassas”, yorulduğunda “abartıyor”, destek istediğinde “yetersiz” denir. Bu da zamanla onları sessiz bir tükenişe sürükler. Çünkü “başkasına yük olma” korkusu, onların kendini bile yük gibi görmesine neden olur. Gülümsemeleri bir vitrin gibi parlar: dışarıdan güçlü, içeride kırılgan. Herkes onlara güvenir, ama onların sırtını dayayacak bir omuz bulması zor olur. “Sen halledersin” denilerek yalnız bırakılan nice kadının içinde yılların birikmiş gözyaşı vardır.

Oysa kendine vakit ayırmak bir lüks değil, bir ihtiyaçtır. Yoruldum demek, zayıflık değil; cesarettir. Her şeyi herkesten önce fark eden kadının, önce kendini fark etmesi gerekir. Hayat sadece başkalarını mutlu etmek üzerine kurulmamalı. Çünkü kendini önemseyen bir kadın, sadece kendi için değil; çevresindekiler için de daha güçlü ve daha huzurlu olur. Belki bu yazı, kendine ayıracağın küçük bir molanın ilk adımı olur. Belki de uzun zamandır kendine sormadığın o soruyu şimdi sorarsın: “Beni kim mutlu ediyor, ama ben kendimi nerede unutuyorum?”

Ve belki şimdi bu yazıyı bir arkadaşına gönderirsin. Ona dersin ki: “Sen de bazen yoruluyorsun, farkındayım.” Çünkü kadınlar birbirini anladığında, sessizlik bile şefkate dönüşür. Unutma; birbirimize görünmeyen yüklerimizi hatırlatmak, en güzel dayanışmadır.

DİĞER YAZILARI Mükemmel Anne Baba Olmak Zorunda mıyız? 01-01-1970 03:00 “Dikkatini Topla” Demek Yetmez: Yetişkinlikte DEHB ile Yaşamak 01-01-1970 03:00 Yas Tutmak Değil, Yasla Yaşamak 01-01-1970 03:00 Yaramaz Değil, Anlaşılmayı Bekliyor: Çocuklarda Hiperaktivite 01-01-1970 03:00 Çocuk mu ayrılamıyor, yoksa ebeveyn mi bırakamıyor? 01-01-1970 03:00 Onaylanma İhtiyacı: Neden Sürekli Takdir Bekliyoruz? 01-01-1970 03:00 İnsan En Çok Kendi Hikâyesine İnanır 01-01-1970 03:00 Ağlamak Üzerine Konuşmamız Gereken Şeyler Var 01-01-1970 03:00 Kendi Yolumuza Çelme Takmak 01-01-1970 03:00 Duyguların Taştığı Anlar: Tetiklenme Psikolojisi 01-01-1970 03:00 Aile ile Çatışmalar Neden Ergenlikte Zirveye Çıkar? 01-01-1970 03:00 Neden Bazı İnsanlar Eleştiriyi Kaldıramaz? 01-01-1970 03:00 “Bir Şeyim Var Gibi Hissediyorum” 01-01-1970 03:00 Sustuklarımızın Bedeli: Ağrı 01-01-1970 03:00 Gerçeği Gizlemek mi, Korunmak mı? 01-01-1970 03:00 Ailenin Sessiz Rollerinde Kaybolmak: Bir Annenin Suskunluğu, Bir Babanın Öfkesi 01-01-1970 03:00 Bağlanma Tarzı: Hayatımızın Sessiz Yöneticisi 01-01-1970 03:00 Unutmayı Öğrenmek: Hafızanın Psikolojisi 01-01-1970 03:00 Aileden Bize Kalanlar: Kuşaklararası Aktarım 01-01-1970 03:00 Kendi Kendimizin En Büyük Eleştirmeni Olmak 01-01-1970 03:00 Kaybettiğimiz Şeylerin Ardından 01-01-1970 03:00 Kaygı mı, Önsezi mi? Zihnimizin Bize Oyunları 01-01-1970 03:00 Küller Arasından Umudu Yeşertmek 01-01-1970 03:00 Kendi Kendinin Psikoloğu Olmak: Ne Kadar Mümkün? 01-01-1970 03:00 ’Çocuklar Neden Öfke Nöbeti Geçirir?” 01-01-1970 03:00 Duygularımın Dengesi Neden Bu Kadar Kırılgan? 01-01-1970 03:00 Benim Hayatım Ama Sizin Sesiniz 01-01-1970 03:00 KALBİM SEVDİYSE NEDEN YETMEDİ ? 01-01-1970 03:00 Otomatik Pilottan Uyanmak: Kendini Bulmaya Doğru İlk Adım 01-01-1970 03:00 ÇOCUĞUM SIKILIYOR DİYE KORKMAYIN: SIKILMAK GELİŞİMİN BİR PARÇASIDIR 01-01-1970 03:00 Güzelliğin Bedeli: Toplumun Aynasında Kadın Olmak 01-01-1970 03:00 BU DÖNGÜ NEDEN BİTMİYOR? 01-01-1970 03:00 Her Şey Kontrolüm Altında Mı? 01-01-1970 03:00 Her Şeyim Var Ama Bir Şey Eksik 01-01-1970 03:00 Ailemizle Büyümeye Devam Etmek: Yetişkinlikte Aile İlişkilerinin Evrimi 01-01-1970 03:00 Her Şeyi Bilen Çocuklar, Hislerini Bil(e)meyen Yetişkinler 01-01-1970 03:00 “Kimse Seni Kurtarmayacak” 01-01-1970 03:00 Günlük Hayatta Mindfulness: Anda Kalmak Neden Bu Kadar Zor? 01-01-1970 03:00 Yarın Başlarım: Ertelemenin Psikolojisi 01-01-1970 03:00 Kendini Sevmek mi, Bencillik mi? 01-01-1970 03:00 Geçmişin Yükü: Travmalarımız Bugünümüzü Nasıl Etkiliyor? 01-01-1970 03:00 Toplumsal Olaylar ve Psikolojik Dayanıklılık: Duygularımızı Nasıl Yönetebiliriz? 01-01-1970 03:00 Mutluluk Zorunluluğu: Sürekli İyi Hissetmek Zorunda Mıyız? 01-01-1970 03:00 Bu Yorgunluk Uykuyla Geçmez: Ruhun Tükendiğinde Ne Yapmalısın? 01-01-1970 03:00 Hayatın Koşuşturmasında Sakin Kalmanın Yolları : Kaygı ve Stres Yönetimi 01-01-1970 03:00