Her Şeyi Bilen Çocuklar, Hislerini Bil(e)meyen Yetişkinler

ENİSE SUDE ÇİFTÇİ

22-05-2025 14:15

Bazı çocuklar sessizdir… Çok konuşmazlar ama çok şey anlarlar. Ailede bir sorun varsa hissederler. Gerginlik havadaysa hemen sakinleşirler. Anne üzgünse güler yüz takınırlar, baba öfkeliyse görünmemeye çalışırlar. Ne hissettiklerini değil, karşılarındaki kişinin ne hissettiğini öncelerler. Çünkü zamanla öğrenmişlerdir: 

“Ben sessiz kalırsam, herkes daha iyi olur.”

  “Ben gülümsersem, ortam biraz daha huzurlu olur.”

“Ben yük olmazsam, sevgi kalır.”

Bu çocuklara bakıldığında “uslu”, “olgun”, “uyumlu” denir. Küçücük yaşlarında büyüklerin duygularını anlamakta gösterdikleri başarı, çoğu zaman takdir edilir. Dersleri iyidir, öğretmenleri sever, arkadaşlarıyla sorun çıkarmazlar. Ama kimse sormaz:

Bu çocuk neden bu kadar uyum sağlamak zorunda kalıyor? Bu çocuk ne zaman sadece “çocuk” olabildi? Bir danışanım geçenlerde şöyle dedi:

“Ben her şeyi anlamaya çalışan çocuktum ama kimse beni anlamadı.” O an göz göze geldik. Sustuk. Çünkü bazı cümleler yalnızca kelime değil, bir yaşamı taşır. O cümlede gözle görülmeyen tüm fedakârlıklar, bastırılan duygular, yutkunulan öfke ve özlem vardı.

Bu çocuklar büyür. Ama içlerinde hâlâ bir çocuk sessizce yaşamaya devam eder. Dışarıdan bakıldığında başarılı, güçlü, kendine yeten yetişkinlerdir. Mantıklı kararlar alırlar, insanlara destek olurlar, krizleri soğukkanlılıkla yönetirler. Ama yalnız kaldıklarında içlerinde yankılanan sorular başlar: “Ben gerçekten ne hissediyorum?”

“Ben ne istiyorum?” “Ben kimim, neye ihtiyacım var?” Yıllar boyunca hep anlayan taraf oldular… Ama çok az anlaşıldılar. Bu yüzden bir yetişkin olduklarında bile, bazen küçük bir eleştiride kendilerini yetersiz hissederler. Bir ilişki içinde karşı tarafın duygularını okumakta usta olsalar da kendi sınırlarını korumakta zorlanırlar. Çünkü içten içe hâlâ “iyi olmak zorundalar.” Hâlâ “sevilmeye layık olmak için” çabalıyor gibi hissederler Çocukken susarak büyüyen birinin yetişkinliğinde kelimeler bazen boğazında düğümlenir. İfade etmeye çalıştığı duygu, cümleye dönüşmeden önce gözyaşına karışır. Kendine yönelttiği en basit soruya bile cevap vermekte zorlanır: “Ben ne hissediyorum?”

Bu yazıyı yazarken bir seans çıkışında ben de kendi kendime şu soruyu sordum:

“Ben ne zaman gerçekten çocuk olmuştum?”

Ne zaman yaram bozulsa utanmadan ağlayabilmiştim? Ne zaman bir şey istemiştim de karşılığında sevgiyi kaybetmemiştim? Bu soruların cevabı, çoğumuz için net değildir.

Ama içimizdeki çocuk hâlâ o cevabı bekliyor olabilir. Eğer sen de “iyi çocuk” olmakla gurur duyarken aslında kendi duygularını unuttuğunu fark ettiysen… Yalnız değilsin. Ve her zaman yeniden başlanabilir. İçindeki çocuk hâlâ orada. Hâlâ seni bekliyor.

Bir bakışıyla bile seni anlatabilecek kadar güçlü… Ama artık senin desteğine ihtiyacı var.

Belki de ona şöyle deme zamanı gelmiştir:

“Artık güçlü olmana gerek yok. Bu defa seni ben koruyacağım.”

DİĞER YAZILARI Mükemmel Anne Baba Olmak Zorunda mıyız? 01-01-1970 03:00 “Dikkatini Topla” Demek Yetmez: Yetişkinlikte DEHB ile Yaşamak 01-01-1970 03:00 Yas Tutmak Değil, Yasla Yaşamak 01-01-1970 03:00 Yaramaz Değil, Anlaşılmayı Bekliyor: Çocuklarda Hiperaktivite 01-01-1970 03:00 Çocuk mu ayrılamıyor, yoksa ebeveyn mi bırakamıyor? 01-01-1970 03:00 Onaylanma İhtiyacı: Neden Sürekli Takdir Bekliyoruz? 01-01-1970 03:00 İnsan En Çok Kendi Hikâyesine İnanır 01-01-1970 03:00 Ağlamak Üzerine Konuşmamız Gereken Şeyler Var 01-01-1970 03:00 Kendi Yolumuza Çelme Takmak 01-01-1970 03:00 Duyguların Taştığı Anlar: Tetiklenme Psikolojisi 01-01-1970 03:00 Aile ile Çatışmalar Neden Ergenlikte Zirveye Çıkar? 01-01-1970 03:00 Neden Bazı İnsanlar Eleştiriyi Kaldıramaz? 01-01-1970 03:00 “Bir Şeyim Var Gibi Hissediyorum” 01-01-1970 03:00 Sustuklarımızın Bedeli: Ağrı 01-01-1970 03:00 Gerçeği Gizlemek mi, Korunmak mı? 01-01-1970 03:00 Ailenin Sessiz Rollerinde Kaybolmak: Bir Annenin Suskunluğu, Bir Babanın Öfkesi 01-01-1970 03:00 Bağlanma Tarzı: Hayatımızın Sessiz Yöneticisi 01-01-1970 03:00 Unutmayı Öğrenmek: Hafızanın Psikolojisi 01-01-1970 03:00 Aileden Bize Kalanlar: Kuşaklararası Aktarım 01-01-1970 03:00 Kendi Kendimizin En Büyük Eleştirmeni Olmak 01-01-1970 03:00 Kaybettiğimiz Şeylerin Ardından 01-01-1970 03:00 Kaygı mı, Önsezi mi? Zihnimizin Bize Oyunları 01-01-1970 03:00 Küller Arasından Umudu Yeşertmek 01-01-1970 03:00 Kendi Kendinin Psikoloğu Olmak: Ne Kadar Mümkün? 01-01-1970 03:00 ’Çocuklar Neden Öfke Nöbeti Geçirir?” 01-01-1970 03:00 Duygularımın Dengesi Neden Bu Kadar Kırılgan? 01-01-1970 03:00 Benim Hayatım Ama Sizin Sesiniz 01-01-1970 03:00 KALBİM SEVDİYSE NEDEN YETMEDİ ? 01-01-1970 03:00 Otomatik Pilottan Uyanmak: Kendini Bulmaya Doğru İlk Adım 01-01-1970 03:00 ÇOCUĞUM SIKILIYOR DİYE KORKMAYIN: SIKILMAK GELİŞİMİN BİR PARÇASIDIR 01-01-1970 03:00 Güzelliğin Bedeli: Toplumun Aynasında Kadın Olmak 01-01-1970 03:00 BU DÖNGÜ NEDEN BİTMİYOR? 01-01-1970 03:00 Her Şey Kontrolüm Altında Mı? 01-01-1970 03:00 Her Şeyim Var Ama Bir Şey Eksik 01-01-1970 03:00 Ailemizle Büyümeye Devam Etmek: Yetişkinlikte Aile İlişkilerinin Evrimi 01-01-1970 03:00 “Kimse Seni Kurtarmayacak” 01-01-1970 03:00 GÜLÜMSEYEN AMA YORULAN KADINLAR 01-01-1970 03:00 Günlük Hayatta Mindfulness: Anda Kalmak Neden Bu Kadar Zor? 01-01-1970 03:00 Yarın Başlarım: Ertelemenin Psikolojisi 01-01-1970 03:00 Kendini Sevmek mi, Bencillik mi? 01-01-1970 03:00 Geçmişin Yükü: Travmalarımız Bugünümüzü Nasıl Etkiliyor? 01-01-1970 03:00 Toplumsal Olaylar ve Psikolojik Dayanıklılık: Duygularımızı Nasıl Yönetebiliriz? 01-01-1970 03:00 Mutluluk Zorunluluğu: Sürekli İyi Hissetmek Zorunda Mıyız? 01-01-1970 03:00 Bu Yorgunluk Uykuyla Geçmez: Ruhun Tükendiğinde Ne Yapmalısın? 01-01-1970 03:00 Hayatın Koşuşturmasında Sakin Kalmanın Yolları : Kaygı ve Stres Yönetimi 01-01-1970 03:00