KALBİM SEVDİYSE NEDEN YETMEDİ ?

ENİSE SUDE ÇİFTÇİ

15-07-2025 14:43

‘’Aile önemli. Ama bazen sevgi de bir aile kurar.’’

Bazı hikâyeler iki kişi arasında başlar… Ama üç-beş kişiyle devam eder. Aşık olursun, gözün dolar, yüreğin kabarır. Birlikte yaşlanmayı hayal edersin. Ama sonra…

“O değil,” der biri. “Sana göre değil,” der bir diğeri. Bazen bu “diğerleri”, seni en çok sevenler olur: Ailen.

Hayat hep seçimlerle dolu. Ama bu seçimlerden bazıları çok daha zor: Aile mi, aşk mı? Toplumun onayladığı mı, kalbinin seçtiği mi?

Aile, bir çocuğun ilk evi. Güvenli limanı. Aynı zamanda en güçlü rehberi. Ama bazen, sevmeyi bildikleri kadar bırakmayı bilemezler. Kendi doğrularıyla korumaya çalışırken, seni kendinden uzaklaştırabilirler. “ O çocuk sana göre değil,” diyen bir anne, aslında “Sana zarar gelsin istemiyorum” demek istiyor olabilir. Ama bazen bu cümle, kişinin içindeki bağımsızlık arzusunu bastırır, kendi seçimlerinden korkmasına neden olur.

Aşk, iki kişi arasında yaşansa da; karar aşamasında bazen bir mahkemeye dönüşür.

Taraflar, savunmalar, tanıklar… Ve en acısı da şu olur: Kalbinin sesini duyarsın ama susturmak zorunda kalırsın.

Bu satırları yazarken hâlâ şunu soruyorum kendime:

“Bir insan kimi sevip kiminle yaşayacağına kendisi karar veremezse, ne zaman gerçekten büyümüş sayılır?”

Psikolojide Bu Durumun Adı Var: Ayrışma (Individuation)

Freud’dan Jung’a, Bowen’dan günümüz terapilerine kadar hep konuşulan bir süreçtir bu:

Aileden psikolojik olarak ayrışmak. Yani artık “benim için ne iyiye sen karar veremezsin” diyebilmek. Kolay değildir. Hele ki aidiyet duygusu güçlü, “el âlem ne der?” kültürüyle büyütülmüş aile yapılarında… Birey olmayı, isyan gibi algılar bazı ebeveynler. Oysa ayrışmak; sevgisizlik değil, kendin olma mücadelesidir. Ayrışmak; “Ben seni reddetmiyorum, sadece kendi hayatımın sorumluluğunu alıyorum” demektir.

Ama toplum, özellikle kadınlar üzerinde farklı çalışır. Kadın, sevmek istese bile, “uygun olup olmadığını” önce ailesine kanıtlamak zorunda hisseder. Oysa aşk, bazen sadece “uygun” değildir. Ama çok gerçektir.

Şimdi artık şunu biliyorsun: Her doğru, herkes için doğru değil.

Aile, seni seven yer olabilir ama bazen kendi korkularını sana yansıtan bir ayna da olabilir.

Ve aşk… Her zaman sonsuza dek sürmese de, sana “kalbinin sesi” olduğunu hatırlatır.

O sesi bastırmak, bazen bir insanı en çok yoran şey olur. Kimi zaman insanlar aşktan değil, ailesine ispat edemediği seçimlerden vazgeçer. Ama insanın içi hep yarım kalır. Çünkü insan, kendini terk ettiği her yerde biraz eksilir.

Psikolojide buna bireyselleşme de diyoruz. Anne babamızdan ayrışma, kendi seçimlerimizin sorumluluğunu alma süreci… Kimi zaman çok sancılı. Kimi zaman da yıkıcı.

Ama yine de biliyorum: Sevmek suç değil. Yanılmak da. Ama sevilmekten vazgeçmek, en büyük cezadır kendimize.

Bu yüzden bu yazıyı okuyan herkese küçük bir hatırlatma:

Kimi sevdiğinizi sorgulamak kadar, neden sevmekten vazgeçtiğinizi de sorgulayın.

Aile önemli. Ama bazen sevgi de bir aile kurar. Ve bazen, bir kalp yalnızca sevilmeyi değil,

Uğruna durulmayı da hak eder.

DİĞER YAZILARI Mükemmel Anne Baba Olmak Zorunda mıyız? 01-01-1970 03:00 “Dikkatini Topla” Demek Yetmez: Yetişkinlikte DEHB ile Yaşamak 01-01-1970 03:00 Yas Tutmak Değil, Yasla Yaşamak 01-01-1970 03:00 Yaramaz Değil, Anlaşılmayı Bekliyor: Çocuklarda Hiperaktivite 01-01-1970 03:00 Çocuk mu ayrılamıyor, yoksa ebeveyn mi bırakamıyor? 01-01-1970 03:00 Onaylanma İhtiyacı: Neden Sürekli Takdir Bekliyoruz? 01-01-1970 03:00 İnsan En Çok Kendi Hikâyesine İnanır 01-01-1970 03:00 Ağlamak Üzerine Konuşmamız Gereken Şeyler Var 01-01-1970 03:00 Kendi Yolumuza Çelme Takmak 01-01-1970 03:00 Duyguların Taştığı Anlar: Tetiklenme Psikolojisi 01-01-1970 03:00 Aile ile Çatışmalar Neden Ergenlikte Zirveye Çıkar? 01-01-1970 03:00 Neden Bazı İnsanlar Eleştiriyi Kaldıramaz? 01-01-1970 03:00 “Bir Şeyim Var Gibi Hissediyorum” 01-01-1970 03:00 Sustuklarımızın Bedeli: Ağrı 01-01-1970 03:00 Gerçeği Gizlemek mi, Korunmak mı? 01-01-1970 03:00 Ailenin Sessiz Rollerinde Kaybolmak: Bir Annenin Suskunluğu, Bir Babanın Öfkesi 01-01-1970 03:00 Bağlanma Tarzı: Hayatımızın Sessiz Yöneticisi 01-01-1970 03:00 Unutmayı Öğrenmek: Hafızanın Psikolojisi 01-01-1970 03:00 Aileden Bize Kalanlar: Kuşaklararası Aktarım 01-01-1970 03:00 Kendi Kendimizin En Büyük Eleştirmeni Olmak 01-01-1970 03:00 Kaybettiğimiz Şeylerin Ardından 01-01-1970 03:00 Kaygı mı, Önsezi mi? Zihnimizin Bize Oyunları 01-01-1970 03:00 Küller Arasından Umudu Yeşertmek 01-01-1970 03:00 Kendi Kendinin Psikoloğu Olmak: Ne Kadar Mümkün? 01-01-1970 03:00 ’Çocuklar Neden Öfke Nöbeti Geçirir?” 01-01-1970 03:00 Duygularımın Dengesi Neden Bu Kadar Kırılgan? 01-01-1970 03:00 Benim Hayatım Ama Sizin Sesiniz 01-01-1970 03:00 Otomatik Pilottan Uyanmak: Kendini Bulmaya Doğru İlk Adım 01-01-1970 03:00 ÇOCUĞUM SIKILIYOR DİYE KORKMAYIN: SIKILMAK GELİŞİMİN BİR PARÇASIDIR 01-01-1970 03:00 Güzelliğin Bedeli: Toplumun Aynasında Kadın Olmak 01-01-1970 03:00 BU DÖNGÜ NEDEN BİTMİYOR? 01-01-1970 03:00 Her Şey Kontrolüm Altında Mı? 01-01-1970 03:00 Her Şeyim Var Ama Bir Şey Eksik 01-01-1970 03:00 Ailemizle Büyümeye Devam Etmek: Yetişkinlikte Aile İlişkilerinin Evrimi 01-01-1970 03:00 Her Şeyi Bilen Çocuklar, Hislerini Bil(e)meyen Yetişkinler 01-01-1970 03:00 “Kimse Seni Kurtarmayacak” 01-01-1970 03:00 GÜLÜMSEYEN AMA YORULAN KADINLAR 01-01-1970 03:00 Günlük Hayatta Mindfulness: Anda Kalmak Neden Bu Kadar Zor? 01-01-1970 03:00 Yarın Başlarım: Ertelemenin Psikolojisi 01-01-1970 03:00 Kendini Sevmek mi, Bencillik mi? 01-01-1970 03:00 Geçmişin Yükü: Travmalarımız Bugünümüzü Nasıl Etkiliyor? 01-01-1970 03:00 Toplumsal Olaylar ve Psikolojik Dayanıklılık: Duygularımızı Nasıl Yönetebiliriz? 01-01-1970 03:00 Mutluluk Zorunluluğu: Sürekli İyi Hissetmek Zorunda Mıyız? 01-01-1970 03:00 Bu Yorgunluk Uykuyla Geçmez: Ruhun Tükendiğinde Ne Yapmalısın? 01-01-1970 03:00 Hayatın Koşuşturmasında Sakin Kalmanın Yolları : Kaygı ve Stres Yönetimi 01-01-1970 03:00