Çocuk mu ayrılamıyor, yoksa ebeveyn mi bırakamıyor?

ENİSE SUDE ÇİFTÇİ

17-03-2026 11:03

Gece olduğunda birçok evde benzer bir sahne yaşanır. Çocuk kendi yatağına gider, ışık kapanır, birkaç dakika sonra küçük ayak sesleri duyulur. Kapı aralanır ve tanıdık bir cümle gelir: “Anne, senin yanına gelebilir miyim?” Çoğu ebeveyn bu anı çocuğun korkusu, yalnız kalamaması ya da ayrılmak istememesi olarak yorumlar. Peki hiç şu soruyu düşündük mü: Gerçekten ayrılamayan çocuk mu, yoksa bazen bırakmakta zorlanan ebeveyn mi?

Çocukların gelişim sürecinde anne ve babaya yakın olma ihtiyacı oldukça doğaldır. Özellikle erken çocukluk döneminde ebeveynin varlığı çocuğa güven ve huzur verir. Çocuk, dünyayı keşfetmeye çalışırken kendini güvende hissettiği bir limana ihtiyaç duyar. Bu nedenle zaman zaman ebeveyninin yanında olmak istemesi son derece anlaşılır bir durumdur.

Ancak gelişimin sağlıklı ilerleyebilmesi için çocukların zamanla kendi alanlarını oluşturmayı öğrenmesi gerekir. Kendi yatağında uyuyabilmek de bu bağımsızlaşma sürecinin küçük ama önemli adımlarından biridir. Çünkü çocuk yalnız kalabildiğini, kendi alanında güvende olduğunu deneyimledikçe psikolojik olarak güçlenir.

Çoğu zaman ebeveynler çocuklarının korktuğunu düşündükleri için onları yanlarına alırlar. Bu davranış ilk bakışta oldukça şefkatli görünür. Ancak bu durum sürekli hale geldiğinde çocuk, kendi başına uyuyabileceğine dair güven geliştirmekte zorlanabilir. Çocuklar yalnızca söylenenleri değil, ebeveynlerin davranışlarını da öğrenir. Eğer her korktuğunda ebeveyn yatağı güvenli bir limana dönüşüyorsa, zamanla kendi yatağı daha yalnız ve belirsiz bir yer gibi hissedilebilir.

Diğer taraftan bu durumun yalnızca çocukla ilgili olmadığını da kabul etmek gerekir. Bazen ebeveynler de çocuklarından ayrılmakta zorlanabilir. Gün içinde yoğun çalışan, çocuklarıyla yeterince vakit geçiremediğini düşünen ya da onların büyüdüğünü kabullenmekte zorlanan ebeveynler için gece birlikte uyumak bir yakınlık alanına dönüşebilir. Bu durumda farkında olmadan çocuğun değil, ebeveynin duygusal ihtiyacı süreci yönlendirmeye başlayabilir.

Aslında burada önemli olan, çocuğun ihtiyaçları ile ebeveynin duyguları arasındaki dengeyi kurabilmektir. Çocuğa güven vermek, onun yanında olmak ve duygularını anlamak elbette çok kıymetlidir. Ancak aynı zamanda onun bireyselleşmesine alan tanımak da ebeveynliğin önemli bir parçasıdır.

Çocuklar küçük yaşlardan itibaren kendi başlarına bazı şeyleri yapabildiklerini gördükçe özgüven geliştirirler. Kendi yatağında uyumak, karanlık bir odada güvende hissedebilmek ya da gece uyandığında tekrar uykuya dönebilmek çocuğun içsel güven duygusunu güçlendiren deneyimlerdir. Bu nedenle ebeveynlerin aşırı koruyucu davranışları bazen iyi niyetli olsa da çocuğun bağımsızlaşma sürecini geciktirebilir.

Elbette bu süreç bir gecede gerçekleşmez. Çocuğun duygularını anlamak, onu korkularıyla baş başa bırakmadan yavaş yavaş desteklemek gerekir. Bazen bir gece lambası, bazen uyumadan önce okunan bir masal ya da ebeveynin kısa süre yanında kalması bu geçişi kolaylaştırabilir. Küçük ama tutarlı adımlar çocukların güven duygusunu güçlendirir.

Belki de bu konuyu düşünürken kendimize şu soruyu sormamız gerekir: Çocuk gerçekten ayrılamıyor mu, yoksa biz mi onların büyüdüğünü kabul etmekte zorlanıyoruz?

Çünkü çocukların büyümesi bazen onların bir adım ileri gitmesi değil, ebeveynlerin bir adım geri çekilebilmesidir. Ve belki de ebeveynliğin en zor ama en değerli tarafı tam da burada başlar.

DİĞER YAZILARI Mükemmel Anne Baba Olmak Zorunda mıyız? 01-01-1970 03:00 “Dikkatini Topla” Demek Yetmez: Yetişkinlikte DEHB ile Yaşamak 01-01-1970 03:00 Yas Tutmak Değil, Yasla Yaşamak 01-01-1970 03:00 Yaramaz Değil, Anlaşılmayı Bekliyor: Çocuklarda Hiperaktivite 01-01-1970 03:00 Onaylanma İhtiyacı: Neden Sürekli Takdir Bekliyoruz? 01-01-1970 03:00 İnsan En Çok Kendi Hikâyesine İnanır 01-01-1970 03:00 Ağlamak Üzerine Konuşmamız Gereken Şeyler Var 01-01-1970 03:00 Kendi Yolumuza Çelme Takmak 01-01-1970 03:00 Duyguların Taştığı Anlar: Tetiklenme Psikolojisi 01-01-1970 03:00 Aile ile Çatışmalar Neden Ergenlikte Zirveye Çıkar? 01-01-1970 03:00 Neden Bazı İnsanlar Eleştiriyi Kaldıramaz? 01-01-1970 03:00 “Bir Şeyim Var Gibi Hissediyorum” 01-01-1970 03:00 Sustuklarımızın Bedeli: Ağrı 01-01-1970 03:00 Gerçeği Gizlemek mi, Korunmak mı? 01-01-1970 03:00 Ailenin Sessiz Rollerinde Kaybolmak: Bir Annenin Suskunluğu, Bir Babanın Öfkesi 01-01-1970 03:00 Bağlanma Tarzı: Hayatımızın Sessiz Yöneticisi 01-01-1970 03:00 Unutmayı Öğrenmek: Hafızanın Psikolojisi 01-01-1970 03:00 Aileden Bize Kalanlar: Kuşaklararası Aktarım 01-01-1970 03:00 Kendi Kendimizin En Büyük Eleştirmeni Olmak 01-01-1970 03:00 Kaybettiğimiz Şeylerin Ardından 01-01-1970 03:00 Kaygı mı, Önsezi mi? Zihnimizin Bize Oyunları 01-01-1970 03:00 Küller Arasından Umudu Yeşertmek 01-01-1970 03:00 Kendi Kendinin Psikoloğu Olmak: Ne Kadar Mümkün? 01-01-1970 03:00 ’Çocuklar Neden Öfke Nöbeti Geçirir?” 01-01-1970 03:00 Duygularımın Dengesi Neden Bu Kadar Kırılgan? 01-01-1970 03:00 Benim Hayatım Ama Sizin Sesiniz 01-01-1970 03:00 KALBİM SEVDİYSE NEDEN YETMEDİ ? 01-01-1970 03:00 Otomatik Pilottan Uyanmak: Kendini Bulmaya Doğru İlk Adım 01-01-1970 03:00 ÇOCUĞUM SIKILIYOR DİYE KORKMAYIN: SIKILMAK GELİŞİMİN BİR PARÇASIDIR 01-01-1970 03:00 Güzelliğin Bedeli: Toplumun Aynasında Kadın Olmak 01-01-1970 03:00 BU DÖNGÜ NEDEN BİTMİYOR? 01-01-1970 03:00 Her Şey Kontrolüm Altında Mı? 01-01-1970 03:00 Her Şeyim Var Ama Bir Şey Eksik 01-01-1970 03:00 Ailemizle Büyümeye Devam Etmek: Yetişkinlikte Aile İlişkilerinin Evrimi 01-01-1970 03:00 Her Şeyi Bilen Çocuklar, Hislerini Bil(e)meyen Yetişkinler 01-01-1970 03:00 “Kimse Seni Kurtarmayacak” 01-01-1970 03:00 GÜLÜMSEYEN AMA YORULAN KADINLAR 01-01-1970 03:00 Günlük Hayatta Mindfulness: Anda Kalmak Neden Bu Kadar Zor? 01-01-1970 03:00 Yarın Başlarım: Ertelemenin Psikolojisi 01-01-1970 03:00 Kendini Sevmek mi, Bencillik mi? 01-01-1970 03:00 Geçmişin Yükü: Travmalarımız Bugünümüzü Nasıl Etkiliyor? 01-01-1970 03:00 Toplumsal Olaylar ve Psikolojik Dayanıklılık: Duygularımızı Nasıl Yönetebiliriz? 01-01-1970 03:00 Mutluluk Zorunluluğu: Sürekli İyi Hissetmek Zorunda Mıyız? 01-01-1970 03:00 Bu Yorgunluk Uykuyla Geçmez: Ruhun Tükendiğinde Ne Yapmalısın? 01-01-1970 03:00 Hayatın Koşuşturmasında Sakin Kalmanın Yolları : Kaygı ve Stres Yönetimi 01-01-1970 03:00