Geçtiğimiz haftalarda yaşadığımız bu coğrafyanın Türkler hakimiyetine nasıl girdiğini ele almış naçizane siz değerli okurlara aktarmıştım. Bu hafta geçtiğimiz günlerde yıldönümünü andığımız 8 mart 1915’te döşeği mayınlarla yalnızca bir savaşa değil, bir milletin kaderini değiştiren destansı direnişini, Çanakkale deniz savaşları batıklarını, geri kalanları ve kaderi değiştirenleri ele alacağım.
19 Şubat’ta başlayan bombardımanlara İtilaf Donanması’nın başında Amiral Carden liderlik ediyordu. Ancak Carden, saldırıların Boğaz’daki tabyalara kayda değer bir zarar vermediğini ve cephaneliğin boşuna harcandığını üst makamlara rapor etti. Buna rağmen, üst kademeleri ikna edemedi. Yoğun stres ve yorgunluk nedeniyle bir sinir krizi geçiren Carden, görevden alındı ve yerine Amiral de Robeck atandı.
Amiral de Robeck komutasındaki Birleşik Filo, destek ve lojistik gemileriyle birlikte toplam 103 gemiden oluşuyordu. Filonun temel hedefi; merkez tahkimatlarını ve hareketli bataryaları etkisiz hale getirmek, ardından mayın gemileriyle Boğaz’daki mayınları temizleyerek İstanbul’a giden yolu açmaktı.
Çanakkale Deniz Zaferi ve İtilaf Donanmasının Büyük Yenilgisi
18 Mart 1915, dünya tarihine altın harflerle yazılan bir zaferin günü olarak anılır. Çanakkale Boğazı’nı geçerek Osmanlı’yı saf dışı bırakmak ve İstanbul’u ele geçirmek isteyen İtilaf Devletleri, Osmanlı ordusunun inanç ve azmi karşısında ağır bir yenilgi almış, planları suya düşmüştür.
İtilaf Devletleri’nin Hedefi ve Deniz Harekâtının Başlangıcı
İtilaf Devletleri’nin amacı, sadece Osmanlı’yı savaş dışı bırakmak değil, aynı zamanda müttefikleri olan Rusya’ya doğrudan yardım ulaştırmaktı. Boğazlar kontrol altına alındığında, Karadeniz üzerinden Rusya’ya erzak, mühimmat ve askeri destek sağlanabilecek, Osmanlı Devleti ise büyük bir darbe alacaktı.
18 Mart 1915 sabahı İtilaf Devletleri, büyük bir donanma gücüyle Boğaz’a giriş yaptı. Saldırının başını İngiliz ve Fransız savaş gemileri çekiyordu. Donanma, 3 filo halinde hareket etti:
1. Filo: İngiliz zırhlıları Agamemnon, Lord Nelson, Inflexible, Triumph ve Prince George’dan oluşuyordu. 2. Filo: Fransız zırhlıları Suffren, Bouvet, Gaulois ve Charlemagne bu gruptaydı. 3. Filo: İngiliz zırhlıları Majestic, Swiftsure, Albion, Vengeance, Ocean ve Irresistable’dan meydana geliyordu.İtilaf Devletleri, büyük çaplı topları ve savaş teknolojisindeki üstünlükleriyle Osmanlı savunmasını kolayca geçebileceklerini düşündüler. Ancak, Osmanlı ordusunun savaş azmini ve Çanakkale Boğazı’nda kurduğu savunma sistemini hafife almışlardı.
İtilaf Filosu’nun Boğaz’a Girişi ve Bombardıman
Saat 10:30’da, İngiliz 1. Filo’su Boğaz’a girerek Merkez Tabyaları’nı bombalamaya başladı. Ancak, Osmanlı topçusu da anında karşılık verdi. Kumkale gerisindeki Türk obüsleri, etkili bir savunma hattı oluşturdu ve düşman gemilerine ağır darbeler indirdi.
İlk büyük hasarı İngiliz Agamemnon ve Inflexible gemileri aldı.
Agamemnon, Osmanlı bataryalarından 12 kez isabet alarak ağır yara aldı ve savaş alanından uzaklaşmak zorunda kaldı. Inflexible, aldığı hasara rağmen muharebeye devam etti.Bu sırada Fransız filosu, Osmanlı bataryalarına daha yakın mesafeden ateş açarak üstünlük sağlamaya çalıştı. Ancak, Türk topçusu da büyük bir kararlılıkla karşılık vererek Gaulois savaş gemisine ağır hasar verdi.
Nusrat Mayın Gemisi ve Boğaz’ın En Büyük Sürprizi
İtilaf Devletleri’nin en büyük hatası, Osmanlı’nın Boğaz savunmasını yanlış değerlendirmeleriydi. Osmanlı ordusu, düşmanı yanıltmak için eski mayın hatlarının temizlendiğine dair yanlış bir izlenim oluşturmuştu.
Ancak, Osmanlı’nın Nusrat Mayın Gemisi, 7-8 Mart 1915 gecesi düşmanın fark edemeyeceği bir noktaya 26 mayın döşemişti. Bu mayınlar, ilerleyen saatlerde İtilaf Devletleri için felaket anlamına gelecekti.
Saat 14:00’de, Fransız Bouvet savaş gemisi, Nusrat’ın döşediği mayınlardan birine çarptı.
Büyük bir patlama meydana geldi. Sadece 3 dakika içinde Bouvet battı ve 603 mürettebatıyla birlikte sulara gömüldü. Sadece 30 kişi kurtulabildi.Bu olay, İtilaf donanması üzerinde büyük bir şok etkisi yarattı. Ancak saldırıya devam etme kararı alındı.
İngiliz Zırhlılarının Peş Peşe Batışı
Saat 15:14’te, Irresistable savaş gemisinin yanında büyük bir patlama meydana geldi.
Gemi ağır hasar aldı ve yan yatmaya başladı. Bölgeden uzaklaşmaya çalışırken 16:15’te bir mayına daha çarptı. Ocean gemisi, Irresistable’ı kurtarmaya çalıştı ancak Osmanlı bataryalarının şiddetli ateşiyle geri çekilmek zorunda kaldı. Irresistable’nin personeli 17:50’de tahliye edildi. Terk edilen gemi, Osmanlı topçusunun atışlarıyla 19:30’da Karanlık Liman açıklarında battı.Saat 16:05’te, Inflexible savaş gemisi de Nusrat’ın döşediği mayınlardan birine çarptı.
Gemi ağır hasar aldı, ön tarafı suya gömüldü. Ancak, Bozcaada’ya kadar çekilmeyi başardı.Saat 17:50’de, Ocean gemisi Mecidiye Tabyası’ndan açılan ateş sonucu Seyit Onbaşı’nın attığı 276 kiloluk mermiyle dümeninden vuruldu.
Dümeni tahrip olan Ocean, manevra kabiliyetini kaybetti ve Nusrat’ın döşediği mayınlardan birine çarptı. Geminin kontrolü tamamen kayboldu ve akıntıyla sürüklenerek Morto Koyu açıklarında battı.Bu kayıplar, İtilaf Devletleri’nin savaş planlarını tamamen altüst etti.
İtilaf Donanmasının Geri Çekilmesi ve Büyük Yenilgi
Saat 18:00’de Amiral de Robeck, geri çekilme emri verdi.
Boğaz’ı donanmayla zorlayıp geçme planı büyük bir yenilgiyle sonuçlandı. İtilaf Devletleri savaş gücünün üçte birini kaybetti.Bu harekâtın sonunda:
İngiliz Irresistable, Ocean ve Fransız Bouvet zırhlıları battı. Inflexible, Agamemnon, Gaulois ve Suffren ağır hasar aldı. Toplam 44 top kaybedildi, 800 denizci öldü. Türk tarafında ise 79 şehit ve yaralı, Alman müttefiklerinde ise 18 kayıp verildi.Bu yenilgi sonrası İtilaf Devletleri, denizden Çanakkale’yi geçmenin imkânsız olduğunu kabul etti ve 25 Nisan’da büyük bir kara harekâtı başlatmaya karar verdi.
18 Mart 1915, Osmanlı’nın askeri dehası ve Nusrat Mayın Gemisi’nin stratejik başarısıyla İtilaf Devletleri’ne tarihi bir ders verdiği gündü.
Bu zafer, Kurtuluş Savaşı’na ilham kaynağı oldu ve Mustafa Kemal Atatürk’ün liderlik vasıflarının ortaya çıktığı en önemli süreçlerden biri olarak tarihe geçti. Bugün burada, tarihin en büyük destanlarından birinin yazıldığı topraklarda, Çanakkale’nin kahramanlarını, Mustafa Kemal Atatürk’ü ve aziz şehitlerimizi rahmet, minnet ve şükranla anıyoruz.
Ve bir kez daha : Çanakkale Geçilmez!