Geçtiğimiz hafta siz değerli okurlara Çanakkale Deniz Savaşlarından bahsetmeye çalışmıştım, bu hafta ise denizin altında neler olup bittiğini anlatmaya çalışacağım.
Çanakkale Savaşı, Türk ve dünya tarihinin en önemli dönüm noktalarından biridir. Bu savaşın kahramanları genellikle Gelibolu’daki kara muharebelerinde destan yazan askerler olarak anlatılır. Ancak Çanakkale’de yaşanan mücadele, sadece karada değil, denizde de büyük bir stratejik savaşın sahnesi olmuştur. Bu deniz savaşlarının en dikkat çekici bölümlerinden biri ise, denizaltı harekâtlarıdır. İşte bu noktada, Alman denizaltı komutanı Otto Hersing ve onun komutasındaki U-21 denizaltısının rolü, savaşın gidişatını değiştiren en önemli unsurlardan biri olmuştur.
I. Dünya Savaşı’nda Denizaltıların Rolü ve Çanakkale Cephesi
I. Dünya Savaşı, modern savaş teknolojilerinin yaygın şekilde kullanıldığı ilk büyük küresel çatışma olmuştur. Sanayi Devrimi’nin sağladığı yeni teknoloji, savaş araçlarını kökten değiştirmiş ve özellikle deniz savaşlarını büyük ölçüde dönüştürmüştür. 19. yüzyılın sonlarına doğru geliştirilen denizaltılar, savaş gemilerine karşı asimetrik bir tehdit oluşturmuş ve geleneksel deniz muharebelerini tamamen değiştirmiştir.
Çanakkale Boğazı, Osmanlı Devleti için hayati bir geçiş noktasıydı. Osmanlı’nın başkenti İstanbul’a giden en kısa ve stratejik yol buradan geçiyordu. Müttefikler, Osmanlı’yı saf dışı bırakıp Rusya ile doğrudan bir bağlantı kurabilmek için Çanakkale Boğazı’nı ele geçirme planı yaptı. Ancak bu plan, Osmanlı’nın karada ve denizde gösterdiği güçlü direnişle başarısızlığa uğradı.
Müttefik donanması, Çanakkale Boğazı’nda büyük bir deniz gücüyle Osmanlı savunmasını yarmaya çalıştı. Ancak 18 Mart 1915’te Osmanlı ve Alman savunma birliklerinin yoğun mayın ve top atışlarıyla İngiliz ve Fransız gemileri büyük kayıplar verdi. Bu ağır yenilgi üzerine Müttefikler, deniz harekâtını ikinci plana atıp kara çıkarmalarına ağırlık vermek zorunda kaldı.
Fakat deniz savaşları bitmedi, şekil değiştirdi. Bu noktadan sonra Osmanlı cephesi, denizaltı savaşlarına sahne oldu. Müttefikler, Osmanlı nakliye hatlarını kesmek için Çanakkale Boğazı’na ve Marmara Denizi’ne denizaltılar göndermeye başladı. Öte yandan, Osmanlı’ya destek amacıyla Alman donanmasının ünlü denizaltı komutanlarından Otto Hersing de U-21 denizaltısıyla bölgeye sevk edildi.
Otto Hersing ve U-21’in Çanakkale’ye Gelişi
Alman İmparatorluk Donanması’nın seçkin subaylarından biri olan Otto Hersing, 1885 doğumlu bir deniz subayıydı. Denizaltı savaşlarında yetenekli bir komutan olarak tanınan Hersing, U-21 denizaltısının kaptanı olarak görev yapıyordu.
1915 yılı Mayıs ayında U-21, Osmanlı donanmasına destek olmak amacıyla Akdeniz’e doğru yola çıktı. Bu görev, denizaltılar için son derece riskliydi çünkü Çanakkale Boğazı gibi dar ve sığ sularda faaliyet göstermek, bir denizaltının en büyük zorluklarından biriydi. Ancak Hersing, üstün manevra yeteneği ve cesaretiyle Müttefik donanmasını ciddi şekilde zor durumda bıraktı.
Otto Hersing’in Çanakkale’deki Başarıları
Otto Hersing’in Çanakkale Boğazı’ndaki en büyük başarısı, iki önemli İngiliz savaş gemisini batırmasıdır.
1. HMS Triumph’un Batırılması (25 Mayıs 1915)
25 Mayıs 1915 günü, İngiliz HMS Triumph zırhlısı, Gelibolu açıklarında görev yapıyordu. Hersing’in komutasındaki U-21 denizaltısı, fark edilmeden bölgeye yaklaştı ve saat 12:30 sularında HMS Triumph’a ölümcül bir torpido saldırısı gerçekleştirdi.
Triumph, yaklaşık 10 dakika içinde sulara gömüldü ve mürettebatın büyük bir kısmı hayatını kaybetti. Bu saldırı, Müttefik donanmasında büyük bir şok etkisi yarattı. Artık İngiliz ve Fransız savaş gemileri, açık denizde eskisi kadar rahat hareket edemeyeceklerini fark etti.
2. HMS Majestic’in Batırılması (27 Mayıs 1915)
Hersing, sadece iki gün sonra 27 Mayıs’ta bir başka büyük hedefi vurdu: HMS Majestic.
Majestic, Müttefiklerin en güçlü zırhlılarından biriydi ve İngiliz donanmasının moralini yüksek tutan sembolik bir gemiydi. Ancak Hersing, yine mükemmel bir saldırı planıyla U-21’i Majestic’e yaklaştırdı ve torpido saldırısını başlattı. HMS Majestic, Triumph gibi kısa sürede sulara gömüldü.
Bu iki büyük geminin batırılması, Müttefiklerin deniz üstünlüğünü ciddi şekilde sarstı. Artık İngiliz ve Fransız donanması, denizaltı tehdidi yüzünden daha temkinli hareket etmek zorundaydı.
Denizaltı Savaşlarının Psikolojik ve Stratejik Etkileri
Otto Hersing’in saldırıları, sadece batırılan gemilerle sınırlı bir etkisi olmadı. Bu saldırılar, Müttefik donanmasının tüm stratejisini değiştirdi.
Deniz Hareketleri Kısıtlandı:
İngiliz ve Fransız gemileri, denizaltı tehdidi nedeniyle Gelibolu açıklarında daha az zaman geçirmeye başladı.
Bu durum, kara harekâtına destek veren topçu ateşinin azalmasına neden oldu.
Lojistik Sorunlar Baş Gösterdi:
Müttefiklerin asker ve mühimmat sevkiyatı aksadı.
Çanakkale Savaşı’nda Osmanlı’nın kara savunmasını güçlendiren önemli etkenlerden biri, düşmanın lojistik sıkıntılar yaşamasıdır.
Moral Üzerindeki Etkiler:
Müttefik askerleri, deniz desteğinin azalması nedeniyle savaş motivasyonlarını kaybetmeye başladı.
Osmanlı ve Alman tarafında ise Hersing’in başarıları moral üstünlüğü sağladı.
Otto Hersing’in Mirası ve Denizaltı Savaşlarının Geleceği
Otto Hersing ve U-21’in Çanakkale’deki başarıları, I. Dünya Savaşı’nın denizaltı doktrinlerini derinden etkiledi.
Hersing’in taktikleri, ilerleyen yıllarda Alman U-Boat stratejisinin temelini oluşturdu.
II. Dünya Savaşı’nda denizaltıların oynayacağı büyük rol, aslında Çanakkale’de Hersing ve U-21 tarafından yazılan bir önsöz niteliğindeydi.
Bugün, Çanakkale Savaşı dendiğinde akıllara ilk olarak kara savaşları gelse de, denizde yaşanan bu kritik mücadeleler de savaşın kaderini belirleyen unsurlar arasında yer alır. Otto Hersing ve U-21, bu savaşın denizlerde yazılmış en önemli hikâyelerinden birini anlatır.

